İFA İMKANSIZLIĞI IV – MÜCBİR SEBEP HÜKÜM VE SONUÇLARI

Bir önceki yazımızda mücbir sebep (maddi imkansızlık) kavramından bahsetmiştik; (Lütfen bkz..) Bu yazımızda ise mücbir sebebin hüküm ve sonuçları üzerinde duracağız. Mücbir sebep sonucu borcun ifası imkansız hale gelmekle birlikte, bu imkansızlık geçici veya sürekli nitelikte olabilecektir. İfa imkansızlığının geçici veya sürekli nitelikte olması farklı hüküm ve sonuçlara sebebiyet verecektir. Mücbir sebep nedeniyle geçici ifa […]

Devamını Oku

KORONA VİRÜSÜ (COVID-19) SALGINI NEDENİYLE BORCUN ÖDENEMEMESİ/HİZMETİN YERİNE GETİRİLEMEMESİ/İŞİN YAPILAMAMASI

Tüm Dünya’yı etkisi altına alan korona virüsü salgını, son günlerde ülkemizde de olumsuz etkilerini göstermeye başlamış, birçok işyerinin faaliyetlerinin durdurulması ya da sınırlandırılması, yurtdışından gelen veya virüsten etkilenmiş birçok kişinin karantina altına alınması, 65 yaşın üstünde olan kişilerin sokağa çıkmasının sınırlandırılması gibi sosyal ve ekonomik hayatı derinden etkileyen tedbirlerin alınması söz konusu olmuştur. Bu durum […]

Devamını Oku

İFA İMKANSIZLIĞI III – MADDİ İMKANSIZLIK (MÜCBİR SEBEP)

Daha önceki yazılarımızda ifa imkansızlığı üzerinde durmuş (Lütfen bkz…), ifa imkansızlığını hukuki imkansızlık (Lütfen bkz…) ve maddi imkansızlık olarak ikiye ayırmıştık. Bu yazımızda maddi imkansızlık hakkında açıklamalar yapacağız. Maddi imkansızlık doktrinde ve uygulamada mücbir sebep olarak adlandırılmaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre mücbir sebep; borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelmiş, genel bir davranış kuralının veya borcun […]

Devamını Oku

İFA İMKANSIZLIĞI II – HUKUKİ İMKANSIZLIK

Bir önceki yazımızda ifa imkansızlığından bahsetmiş, ifa imkansızlığının hukuki imkansızlık ve maddi imkansızlık olarak ikiye ayrıldığını belirtmiştik; (Lütfen bkz…) Bu yazımızda hukuki imkansızlıktan bahsedeceğiz. Hukuki imkansızlık; bir hukuk kuralı veya hukuken yetkili kılınmış bir makamın kararı sebebiyle ifanın imkansız hale gelmesi olarak tanımlanmaktadır. Borcun ifa edilmesinin bir hukuk kuralı veya yetkili makam kararı sebebiyle imkansız […]

Devamını Oku

İFA İMKANSIZLIĞI I

Tarafların karşılıklı irade beyanları sonucunda kurulan sözleşmelerin temel amacı, söz konusu hukuki ilişkiye yönelik olarak birtakım hak, yükümlülük ve sorumlulukların düzenlenmesidir. Kimi zaman söz konusu yükümlülüklerin ifası tarafların kendilerinden bağımsız olarak imkansız hale gelebilmekte, bir başka deyişle ifa imkansızlığı ortaya çıkabilmektedir. Kanun koyucu, 6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 132. ve 136. maddeleriyle ifa imkansızlığı […]

Devamını Oku

SAKLAMA SÖZLEŞMESİ (I)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) 561-580 maddeleri arasında saklama sözleşmesini düzenlemiştir. TBK madde 561 “Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde sözleşmenin tanımını yapmıştır. Maddenin lafzından anlaşıldığı üzere sözleşmenin tarafları; saklatan ve saklayan olarak sınıflandırılırken, sözleşmenin konusu ise taşınır eşya olacaktır. Saklama sözleşmesinde saklayanın […]

Devamını Oku

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ

Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) sosyal hayatın ve bireylerin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmuş ve bu ihtiyaçlara kayıtsız kalmamıştır. Bireyler; malumunuz doğar, büyür ve ölürler. Bu döngü içerisinde yaşlılık insan hayatının bir gerçeğidir. Yaşlı bireylerin bir takım hayati ihtiyaçlarını tek başına gidermesi kimi şartlarda mümkün değildir. Bu halde bireyler; bir yardımcıya veya bir desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. İşte […]

Devamını Oku

BUTLAN NEDİR?

Butlan; bir hukuki işlemin kurucu unsurlarında herhangi bir eksiklik bulunmazken geçerlilik şartlarını taşımaması olarak ifade edilir. Geçerlilik şartları;  kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olunmamasıdır. Öğretide butlan kavramı, “mutlak butlan” ve “nispi butlan” olarak ikiye ayrılmaktadır. Mutlak butlan; ilgili işlemin kanunun emredici hükümlerine aykırı olması ve tarafların bu işlemi daha sonradan […]

Devamını Oku

KİRA BEDELİ

Kira ilişkisinin kurulmasında en temel ögelerden biri de “kira bedeli” olarak ifade edilebilir. Kira bedelinin en önemli özelliği, miktarının sözleşme ile tarafların karşılıklı irade beyanı sonucunda belirlenmesidir. Öğreti ve uygulamada çoğu zaman kira bedeli yerine kira ücreti veya kira parası ifadeleri kullanılmakta ise de; sözleşme ile kiralananın kullanımına karşılık kiralayanın bir hizmet ifası veya kiralanandan […]

Devamını Oku

KİRALANANIN DEVRİ HALİNDE KİRACININ DURUMU

Nispiliği prensibi gereği sözleşmeler sadece tarafları arasında hüküm doğuracağından, kira sözleşmeleri de sadece kiraya veren ile kiralayan arasında bir takım hak ve yükümlülükler gündeme getirecektir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulmasından sonra üçüncü bir kişiye üstün hak tanıması halinde, yukarıda bahsedilen prensip gereğince üçüncü kişinin kiracıya kiralananı kullandırma borcu bulunmayacaktır. Bununla birlikte Kanun koyucu 6098 sayılı […]

Devamını Oku