1.7.2020 TARİHİNDE İŞYERİ KİRALARI BAKIMINDAN YÜRÜRLÜĞE GİREN TÜRK BORÇLAR KANUNU MADDELERİ (II)

Bir önceki yazımızda 1.7.2020 tarihinde işyeri kiraları bakımından yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) maddelerine genel bir giriş yapmıştık (Lütfen bkz…). Bu yazımızda yürürlüğe giren maddeleri inceleyeceğiz. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın kira sözleşmesine ilişkin bazı maddelerinin yürürlüğe girmesi 8 yıl ertelenmişti. Erteleme süresinin sona erdiği 1 Temmuz 2020 tarihine kadar […]

Devamını Oku

TÜRK HUKUKUNDA İNANÇLI İŞLEMLER

İnançlı işlem kavramı Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) düzenlenmemiş olmakla birlikte, doktrin ve mahkeme içtihatlarıyla kabul edilmiş bir kavram olup, uygulamada sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. TBK’nın 26. maddesinde “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” denmek suretiyle, sözleşme serbestisi düzenlenmiştir. Buna göre kişilerin; kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmamak […]

Devamını Oku

1.7.2020 TARİHİNDE İŞYERİ KİRALARI BAKIMINDAN YÜRÜRLÜĞE GİREN TÜRK BORÇLAR KANUNU MADDELERİ (I)

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) kira sözleşmesine ilişkin bazı maddelerinin yürürlüğe girmesi 8 yıl ertelenmişti. Erteleme süresinin sona ereceği 1 Temmuz 2020 tarihine kadar herhangi bir yeni düzenleme yapılmaması halinde kiracısının tacir veya tüzel kişi olduğu işyeri kiraları bakımından uygulanacak bazı hükümler yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren maddelerin etkileyeceği […]

Devamını Oku

AŞIRI YARARLANMA

Türk Hukuku’nda her ne kadar sözleşme özgürlüğü benimsenmişse de sözleşme özgürlüğünü sınırlandıran birtakım haller de düzenleme altına alınmıştır. Aşırı yararlanma, farklı bir söyleyişle gabin, sözleşme özgürlüğünü sınırlandıran hallerden biri olarak Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) madde 28 “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya […]

Devamını Oku

KİRA TESPİT DAVASI

Kira sözleşmesinin tarafları, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince, kural olarak kira bedelini özgür iradeleriyle belirleyebilmektedirler. Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin bu serbesti, yalnızca kira sözleşmesini akdederken geçerli olup, kanun koyucu, izleyen kira dönemleri için bu serbestiye bir takım sınırlandırmalar getirmiştir. Kanun koyucunun kira bedelinin belirlenmesine ilişkin öngördüğü düzenlemeler, kiracıyı koruma amacı taşımaktadır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında, […]

Devamını Oku

SAKLAMA SÖZLEŞMESİ (II)

Daha önceki yazımızda saklama sözleşmesine genel bir giriş yapmıştık. İlgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. (Bkz..) Bu yazımızda ise özel saklama sözleşmelerini inceleyeceğiz. Kanun koyucu ilk olarak misli şeylerin saklanmasını düzenlemiştir. Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) madde 570 “Saklayanın kendisine bırakılan parayı aynen geri vermek zorunda olmaksızın mislen geri vermesi açıkça veya örtülü olarak kararlaştırılmışsa, o paranın yararı […]

Devamını Oku

TEMERRÜT NEDİR, ŞARTLARI NELERDİR ?

Temerrüt, borç ilişkisinde tarafların kendilerinden beklenen edimleri yerine getirmemeleri neticesinde hukuki konumları olarak ifade edilir. Temerrüt; alacaklı ve borçlu temerrüdü olarak ikiye ayrılır. Alacaklı temerrüdü; yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabul etmemesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaması olarak […]

Devamını Oku

İFA İMKANSIZLIĞI IV – MÜCBİR SEBEP HÜKÜM VE SONUÇLARI

Bir önceki yazımızda mücbir sebep (maddi imkansızlık) kavramından bahsetmiştik; (Lütfen bkz..) Bu yazımızda ise mücbir sebebin hüküm ve sonuçları üzerinde duracağız. Mücbir sebep sonucu borcun ifası imkansız hale gelmekle birlikte, bu imkansızlık geçici veya sürekli nitelikte olabilecektir. İfa imkansızlığının geçici veya sürekli nitelikte olması farklı hüküm ve sonuçlara sebebiyet verecektir. Mücbir sebep nedeniyle geçici ifa […]

Devamını Oku

İFA İMKANSIZLIĞI III – MADDİ İMKANSIZLIK (MÜCBİR SEBEP)

Daha önceki yazılarımızda ifa imkansızlığı üzerinde durmuş (Lütfen bkz…), ifa imkansızlığını hukuki imkansızlık (Lütfen bkz…) ve maddi imkansızlık olarak ikiye ayırmıştık. Bu yazımızda maddi imkansızlık hakkında açıklamalar yapacağız. Maddi imkansızlık doktrinde ve uygulamada mücbir sebep olarak adlandırılmaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre mücbir sebep; borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelmiş, genel bir davranış kuralının veya borcun […]

Devamını Oku

İFA İMKANSIZLIĞI II – HUKUKİ İMKANSIZLIK

Bir önceki yazımızda ifa imkansızlığından bahsetmiş, ifa imkansızlığının hukuki imkansızlık ve maddi imkansızlık olarak ikiye ayrıldığını belirtmiştik; (Lütfen bkz…) Bu yazımızda hukuki imkansızlıktan bahsedeceğiz. Hukuki imkansızlık; bir hukuk kuralı veya hukuken yetkili kılınmış bir makamın kararı sebebiyle ifanın imkansız hale gelmesi olarak tanımlanmaktadır. Borcun ifa edilmesinin bir hukuk kuralı veya yetkili makam kararı sebebiyle imkansız […]

Devamını Oku