NAFAKA BORCUNU ÖDEMEME SUÇU

Gerek boşanma davası devam ederken mahkemece takdir edilen tedbir nafakası, gerekse de dava sona erdikten sonra hükmedilen iştirak ile yoksulluk nafakaları, Kanunlar uyarınca öncelikli borçlar arasında kabul edilmiş, hem icrası hem de ödenmemesi halinde borçlusuna uygulanacak yaptırımlar konusunda adi borçlara nispeten farklı düzenlemeler yapılmıştır. İcra İflas Kanunu’nun (“İİK”) 344. maddesiyle nafaka borcunu ödememe eyleminin suç […]

Devamını Oku

ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURMAYI İSTEME HAKKI

Kanun koyucu, olağanüstü hallerin varlığı durumunda ve çocuğun yararına uygun ise, ana babadan başka üçüncü kişilerin de çocukla kişisel ilişki kurabileceğini kabul etmiştir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 325 “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir…” hükmüyle, üçüncü kişilerin çocukla kişisel […]

Devamını Oku

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN KAPSAMINDA ÖNLEYİCİ TEDBİRLER

Kadına yönelik şiddet hem ulusal hem de uluslararası metinlerle korunan hukuki ve kamusal niteliğe sahip hayati önemde bir mesele olup pek çok uluslararası antlaşma ve uluslararası mahkeme kararlarıyla kadına karşı şiddet vakıalarında devletlerin sorumluluğu tespit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 41 “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı […]

Devamını Oku

İŞTİRAK NAFAKASI

İştirak Nafakası Nedir? İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin, velayet hakkına sahip eşe, müşterek çocuğun bakım, sağlık, eğitim vb. giderlerinin karşılanması adına mali gücü oranında sağladığı katkı olarak tanımlanabilir. Bu husus, Türk Medeni Kanunu’nun (“Kanun” ya da “TMK”) 182. maddesinde “…Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim […]

Devamını Oku

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA ZORLA EVLENDİRME

Şiddet denildiği zaman toplumda akla her ne kadar öncelikle fiziksel şiddet gelse de; şiddetin türü sadece bununla sınırlı değildir. Nitekim fiziksel şiddet gibi psikolojik, ekonomik, cinsel ve sosyal şiddet de pekala mümkündür. Kadına şiddet ise, kadınların kadın olma hususiyetine dayanan, cinsiyete dayalı ayrımcılık içeren her türlü hukuka aykırı tutum ve davranış olarak açıklanabilecektir. Kadına yönelik şiddetle mücadele bakımından, […]

Devamını Oku

EVLİLİKTEN ÖNCE ALINAN EŞYA VE TAKSİTLERİN EVLİLİK İÇERİSİNDE ÖDENMESİ

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) eşler arasında yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini öngörmüştür. TMK madde 202 “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.” hükmü ile açıkça yasal mal rejimini düzenlemiştir. Kanun koyucu maddenin devamında eşlerin sözleşme ile kanunda tanımlanan mal rejimlerinden birini seçebileceklerini de düzenlemiştir. Edinilmiş mallara katılma rejimi; boşanma […]

Devamını Oku

EYLEMLİ AYRILIK SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Boşanma nedenlerine ilişkin yazımız için; (Lütfen bkz…) Boşanma nedenlerinden biri de eylemli ayrılıktır. Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166. maddesinde  düzenlenen genel ve aynı zamanda mutlak boşanma sebeplerinden birisidir. İlgili maddeye göre, herhangi bir sebebe dayalı olarak açılmış boşanma davası reddedilmiş ve kararın kesinleştiği tarihin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen ortak […]

Devamını Oku

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ

Çocuklar, ebeveynlerinin boşanma veya ayrılma sürecinde ve sonrasında aralarındaki çatışma ve çekişmeleri sıkıntılı bir şekilde yaşadıkları gibi aynı zamanda onlardan birini kaybetme korkusu da taşırlar. Ulusal ve uluslararası hukuk, çocuğun üstün yararını göz önünde tutarak ebeveynlere çocukla kişisel ilişki kurma hakkı tanımıştır. Ebeveynin kişisel ilişki kurması hem bir hak hem de bir yükümlülüktür. Ebeveynlerden her […]

Devamını Oku

BOŞANMA DAVASI DEVAM EDERKEN EŞLERDEN BİRİNİN ÖLÜMÜ

Türk Hukuk Sistemi boşanma kurumunun birtakım nedenlere dayanması ve boşanmanın hakim kararıyla gerçekleşmesi üzerine kuruludur. Bu yaklaşım; boşanmanın, çiftlerin boşanma kararını aldıkları anda gerçekleşmesine değil, bir süreç sonucunda gerçekleşmesine imkan tanımıştır. Hayatın olağan akışının bir sonucu olarak boşanma süreci devam ederken de eşlerden birinin ölmesi doğal sonucu ile karşılaşabilinecektir. Eşlerden birinin ölümü neticesinde, evlilik; ölüm […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI SEBEBİYLE BOŞANMA (IV) – SOSYAL ŞİDDET

Evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasına ilişkin genel hükümlerden bahsettiğimiz yazımızı incelemek için lütfen (Bkz..). Bu yazımızda ise evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan hususlardan biri olan sosyal şiddetten bahsedeceğiz. Eşlerden birinin, diğer eşin yaşam tarzına ve yaşam tarzının tezahürü olan davranışlarına müdahalede bulunması sosyal şiddet olarak tanımlanabilir.  Yargıtay içtihatları doğrultusunda, hangi davranışların […]

Devamını Oku