Ceza yargılamasında verilen bir kararın kesinleşmiş olması, her durumda o kararın hiçbir şekilde denetlenemeyeceği anlamına gelmez. Özellikle istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hakim veya mahkeme kararlarında açık bir hukuka aykırılık bulunması halinde, “Kanun Yararına Bozma” adı verilen olağanüstü kanun yolu gündeme gelebilir. Kanun yararına bozma, ceza yargılamasında hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf […]
VEKALET İLİŞKİSİNİN HUKUKİ BOYUTU: AVUKATIN ÖZEN, SADAKAT VE AYDINLATMA YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Avukat ile müvekkil arasındaki ilişki, güven unsuruna dayanan bir vekâlet ilişkisidir. Bu ilişki, avukatın yalnızca dosyada teknik işlem yapmasıyla sınırlı görülmemekte; temsilin, müvekkilin haklı menfaatlerini koruyacak biçimde ve mesleğin gerektirdiği yüksek standartta yürütülmesini gerektirmektedir. Bu nedenle avukatın sorumluluğu değerlendirilirken ölçüt, sıradan bir vekilin değil, benzer iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir avukatın aynı koşullarda göstermesi […]
YILLIK İZİN KULLANIMI VE HAFTA TATİLİ GÜNLERİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin hesabında uygulamada sıklıkla uyuşmazlık konusu edilen önemli bir hususa ilişkin değerlendirmede bulunmuştur. Kararda, işçinin yıllık izin kullandığı döneme rastlayan hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılmayacağı açıkça ortaya konulmuştur. Bu karar, yeni bir izin hakkı yaratmaktan ziyade, 4857 sayılı İş Kanunu’nda halihazırda yer alan düzenlemenin uygulamadaki karşılığını netleştirmesi […]
BİYOMETRİK VERİLER ÜZERİNDEN MESAİ TAKİBİNDE KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU SINIRI
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 29.04.2026 tarihli ve 2026/921 sayılı “Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı” ile işyerlerinde çalışanların devam takibinin parmak izi, yüz tanıma, iris, retina veya avuç içi damar izi gibi biyometrik yöntemlerle yapılması kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında ele alınmıştır. Söz konusu ilke kararında, işverenlerin mesai takibi amacıyla biyometrik veri […]
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN “SÜRESİZ NAFAKA” İPTALİ KARARI
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 175. maddesinde yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilebilmesine imkan tanıyan ibareyi iptal etmiştir. Kararın oy çokluğuyla verildiği, iptal hükmünün gerekçeli kararın Resmi Gazete’ de yayımlanmasından itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelendiği ve kararın gerekçesinin daha sonra yazılacağı açıklanmıştır. Genel Kurul, TMK’nın 175. maddesinin […]
SÜRELİ SÜRESİZ NAFAKA TARTIŞMASI
Bir kimsenin bakmakla yükümlü olduğu kimselere, mahkeme kararıyla düzenli olarak verilmesi kararlaştırılan paraya, nafaka denmektedir. Biz bu yazımızda, son zamanlarda gündemde olan nafakanın süresi tartışmasını ele alacağız. (Nafaka hakkında detaylı bilgiye önceki yazımızda yer vermiştik. (Lütfen bakınız.)) Nafaka, mahkeme kararıyla düzenli olarak ödenmesine hükmedilen parasal destektir. Süreli–süresiz nafaka tartışmasının merkezinde ise özellikle boşanma sonrası hükmedilen […]
TÜRK CEZA KANUNU KAPSAMINDA KATALOG SUÇLAR
Ceza muhakemesinde tutuklama, bir ceza değil; soruşturma ve kovuşturmanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına almak amacıyla başvurulan istisnai bir koruma tedbiridir. Bu nedenle tutuklama kararı, kural olarak iki temel eksen üzerinde kurulmaktadır: Birincisi, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunması; ikincisi ise somut olayda kaçma veya delilleri karartma gibi tutuklama nedenlerinin varlığının ortaya konulmasıdır. Bu çerçeve, tutuklamanın […]