Bir önceki yazımızda (Lütfen bakınız.) yetki itirazının nasıl ileri sürülebileceği hususundan bahsetmiştik. Bugünkü konumuzu ise yetkisizlik itirazının kötüniyetli olarak yapılması halinde ne olacağı bahsi oluşturmaktadır. Bu noktada özellikle usul ekonomisi ilkesi büyük önem taşımaktadır. Türk hukuk öğretisinde dava ekonomisi olarak da anılan usul ekonomisi ilkesi, genel olarak boş yere dava açılmasını, yargılama sırasında gereksiz işlemlerin yapılmasını ve […]
Kategori: Medeni Usul Hukuku
BASİT YARGILAMA USULÜNDE DİLEKÇE ve DELİLLERİN SUNUMU
Basit yargılama usulünü ve bu usule tabi dava ile işlerin hangileri olduğunu bir önceki yazımızda açıklamıştık. Şimdiki yazımızla bağlantısı gereğince, okumanızı tavsiye ederiz. (Lütfen bakınız.) Basit yargılama usulüyle yürütülen davaların açılması veya bu davalara cevap verilmesi, aynen yazılı yargılamada olduğu gibi dilekçeyle mümkün olmaktadır. Kişi eğer dava açmak istiyorsa; davanın hangi yargılama usulüne tabi olduğundan […]
İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – II
Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK “HAYATIN OLAĞAN AKIŞI” KAVRAMI Bir önceki yazımızda ispat yükü kavramına ve temel ispat yükü kuralına bir giriş yapmıştık (Lütfen bakınız.). Bu yazımızda hayatın olağan akışına aykırılık kavramını açıklayacağız. İspat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kuralın istinaları; fiili karineler veyahut hayatın olağan akışına aykırı vakıaların ispatı, ispat yükünün kanunla belirlendiği […]
DAVA DİLEKÇESİNİN İÇERİĞİNDE NELER BULUNMALIDIR?
Yazılı yargılama usulünün ne olduğu ve aşamalarına ilişkin bir önceki yazımızda açıklamalarda bulunmuştuk. (Lütfen bakınız.) Peki bir davanın açılması için öncelikli şart olan dava dilekçesinde olması gereken unsurlar nelerdir? Bahsedilen konu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. madde 1. fıkrasında “Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve […]
YETKİ İTİRAZI NASIL İLERİ SÜRÜLÜR?
Bir davaya hangi yerdeki hukuk mahkemesinin bakabileceğini düzenleyen bir hukuki müessese olan yetkiden bahsettiğimiz önceki açıklamalarımıza bu yazımızla devam etmekteyiz. Bugünkü yazımızın konusunu ise yetki itirazının ileri sürülüşü oluşturmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) yetki itirazın ileri sürülmesi başlıklı 19.maddesinde “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar […]
İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – I
Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Fiili karine kavramıyla da ifade edilen hayatın olağan akışı kriteri, dayanağını yasal düzenlemelerden almayan, ancak pratikte ispat kurallarını sıkı sıkıya uygulamanın yargılamada özellikle delilleri değerlendirmek ve hüküm kurmak noktasında yol açtığı problemleri bertaraf etmek üzere, sınırları doktrin ve içtihatlarla belirlenen, ispat yükü dağılımına önemli birtakım etkileri olan bir […]
TEKSİF İLKESİ
Teksif ilkesi, tarafların iddia ve savunmalarını yargılamanın uzamaması ve belirli bir düzen içinde devam ettirilmesi amacıyla, usul ekonomisine hizmet eder şekilde belirli bir usul kesitine kadar ileri sürebilmesi olarak tanımlanabilir. Medeni usul hukukumuza hakim ilkeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“Kanun”) “Yargılamaya Hakim Olan İlkeler” başlıklı ikinci bölümünde düzenlenmiştir ve bu bölümde teksif ilkesine yer […]