YENİ İHTİSAS MAHKEMELERİ

Hukuk uygulamasındaki aksaklıklardan biri de şüphesiz, özelleşmiş ihtisas mahkemelerinin çözmesi gereken ihtilafların genel mahkemelerde çözüme kavuşturulmaya çalışılmasıdır. Bu konu; uzmanlık gerektiren, benzer özellikteki uyuşmazlıkları gördüğü için bilgi birikimi ve tecrübesiyle ihtilafa en doğru yaklaşımı sunması mümkün olan mahkemeler eliyle ancak sorun olmaktan çıkacağından; bu yazımızda siz değerli okuyucularımıza çok yeni bir gelişmeyi aktarmak istedik. Hakimler […]

Devamını Oku

6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DELİL GÖSTERME

Bu yazımızda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) kapsamında delillerin gösterilmesine ilişkin açıklamalara yer vereceğiz. Medeni yargılamanın temel amacı gerçeğin ortaya çıkarılması olmakla beraber usul ekonomisi ve teksif ilkesi başta olmak üzere birtakım usul ilke ve kurallarıyla bu amaç sınırlandırılmıştır. Gerçeğin ortaya çıkarılması yönünde amacın yerine getirilmesinin yanı sıra yargılamanın makul sürede tamamlanması da gerekmektedir. […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE TÜRLERİ

Tarafların iddia veya savunmalarına dayanak gösterdikleri ve mahkemenin hüküm kurmasında etkili olacak olgulardan hangisinin yargılamanın hangi tarafınca ispat edileceği hususuna ispat yükü denmektedir. İspat yükü kavramı, objektif ispat yükü ve sübjektif ispat yükü olarak iki farklı ayrımda incelenmektedir. Objektif ispat yükü, vakıanın ispat edilememesi halinde, ispat yükü üzerine düşen ancak bu yükümünü yerine getiremeyen taraf aleyhine hüküm verilmesi […]

Devamını Oku

MAHKEME DIŞINDA YAPILAN SULH

Medeni Usul Hukuku’na hâkim olan tasarruf ilkesine göre, özel hukuktan kaynaklanan bir uyuşmazlık ortaya çıktığında, uyuşmazlığın tarafları, uyuşmazlıkla ilgili tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Tasarruf ilkesine göre taraflar, uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyıp taşımamak konusunda serbest oldukları gibi, uyuşmazlığı sona erdirmek hususunda daserbestçe tasarrufta bulunabilirler. Tarafların uyuşmazlığı sona erdirmek konusunda tasarrufta bulunabilmelerine imkan sağlayan kurumlardan biri de […]

Devamını Oku

ASLİ MÜDAHİL

Asli müdahil, bir dava sürerken dava konusu olan hak ya da şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak sahibi olduğunu ileri süren üçüncü kişidir. Asli müdahil hüküm verilinceye kadar hak sahibi olduğunu ileri sürerek yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilmektedir. Asli müdahil, ilk davanın taraflarına dava açtığı için ilk davanın tarafları zorunlu dava arkadaşı […]

Devamını Oku

KEŞİF NEDİR?

Keşif, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 288. ve 292. maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK madde 288/1 “Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.” şeklinde hükme bağlanan maddeden anlaşılacağı üzere keşif, uyuşmazlık konusu hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla […]

Devamını Oku

BİLİRKİŞİ KENDİSİNİ HAKİM YERİNE KOYABİLİR Mİ?

Bilirkişilik Kanunu’nun (“BK”) 2/1-b maddesinde bilirkişinin tanımı “Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi” şeklinde yapılmıştır. Bilirkişi, bilirkişilik yaptığı alanda madde metninden de anlaşılacağı üzere konusunda uzman, yeterli donanım ve bilgiye sahip bir kimse olmalıdır. BK’nın 3/1. maddesi […]

Devamını Oku