Ticari hayatta borçluların ödeme güçlüğüne düştüğü dönemlerde, malvarlığındaki taşınmazları veya değerli malları üçüncü kişilere devrettiği görülebilmektedir. Özellikle borçlunun iflastan kısa süre önce taşınmazını eşine, kardeşine, akrabasına, ortağına veya yakın ilişki içinde bulunduğu kişilere devretmesi halinde, alacaklılar bakımından ciddi hak kayıpları doğabilmektedir. Ancak borçlunun malını devretmiş olması, alacaklıların artık bu mala hiçbir şekilde ulaşamayacağı anlamına gelmemektedir. […]
Kategori: İcra ve İflas Hukuku
ŞİRKET KENDİ İFLASINI İSTEYEBİLİR Mİ?
Ticari hayatta şirketlerin her zaman düzenli şekilde borç ödeyebilmesi mümkün olmayabilir. Piyasa şartlarının bozulması, tahsilatların gecikmesi veya şirket aktiflerinin borçları karşılamaya yetmemesi halinde, şirket yalnızca alacaklıların icra takibi başlatmasını beklemek zorunda değildir. Şartları varsa, şirketin kendisi de mahkemeye başvurarak iflasını isteyebilir. Uygulamada “Borçlunun Müracaatıyla Doğrudan Doğruya İflas” olarak ifade edilen bu yol, şirketin artık borçlarını […]
İCRA DOSYASINA SUNULAN SÖZLEŞMELERİN DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
İcra takiplerinde dosyaya dayanak olarak sunulan yazılı sözleşmeler, yalnızca alacağın varlığını veya takibin hukuki sebebini gösteren belgeler olarak görülmemektedir. Bu belgeler, aynı zamanda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu bakımından damga vergisine tabi “kâğıt” niteliği taşıyabildiğinden, icra dosyasına ibraz edilmeleri damga vergisi yönünden ayrıca değerlendirme yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Bu nedenle yazılı kira sözleşmesinin icra dosyasına […]
REDDİYAT MAKBUZU NEDİR?
Uygulamada ve özellikle UYAP ekranlarında görülen “reddiyat makbuzu” ibaresi, kelime olarak “ret” çağrışımı yaptığı için zaman zaman yanlış anlaşılmakta ve ilgililerde “talebim reddedildi” ya da “dosyada aleyhe bir karar verildi” şeklinde hatalı bir izlenim doğurabilmektedir. Oysa reddiyat makbuzu, kural olarak uyuşmazlığın esasına ilişkin bir ret hükmünü veya olumsuz bir yargısal değerlendirmeyi ifade eden bir belge […]
7499 SAYILI KANUN İLE GELEN DEĞİŞİKLİKLER-I-
Kamuoyunda 8. yargı paketi olarak bilinen 7499 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 2 Mart 2024 tarihinde kabul edilmiş ve 12 Mart 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu ve bundan sonraki yazılarımızda söz konusu Kanun ile gelen değişiklikler incelenecektir;1) 7499 Sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca İcra ve İflas […]
İHTİYATİ HACZİN FEKKİNDE TAHSİL HARCININ KESİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?
Tahsil harcı, konusu para veya teminat olan icra takiplerinde gündeme gelen nispi bir harç türüdür. Bu harcı ödeme yükümlülüğü borçlunun üzerindedir ve icra veznesine para girdiği durumda devlet bu paradan tahsil harcı kesmeyip borçludan ayrıca ister meğerki; borçlu yeteri kadar ödeme yapmamış veya satılan malların parası borçları ödemeye yetmemiş dolayısıyla da tahsil harcı karşılanamamış olsun. […]
KONKORDATONUN TASDİKİ KARARINA KARŞI İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURABİLECEK OLANLAR
İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) madde 308/a; “Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmüyle borçlunun, […]