HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖREV

İkame edilecek bir davada, en önemli hususlardan biri taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu davanın hangi mahkemede açılacağıdır. Bir başka deyişle, açılacak olan davanın ne tür bir mahkemede görülmesi gerektiği taraflar arasında ihtilaf doğuran konuyla ilişkilidir. Davanın görevli olmayan bir mahkemede açılması, davanın usulden reddedilmesine neden olmaktadır (Davanın usulde reddine ilişkin yazımız için tıklayınız..) Hukuk mahkemelerinin görevi […]

Devamını Oku

İSTİNAF TALEBİNİN İNCELENMESİ

İstinaf talebi, heyet tarafından incelenebileceği gibi görevlendirilecek bir üye tarafından da incelenebilir. İncelemenin heyetçe mi yoksa bir üye tarafından mı yapılacağı davanın özelliğine göre belirlenecektir. İstinaf mahkemesi, inceleme yaparken gerektiği hallerde başka bir bölge adliye mahkemesine ya da ilk derece mahkemesine istinabe edebilecektir. İstinaf mahkemesi, istinaf talebini incelerken istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olacaktır. Ancak dosyada kamu düzenine […]

Devamını Oku

İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP NEREYE VE NE ZAMAN VERİLİR?

İstinaf dilekçesi, kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından karşı tarafa tebliğ olunacaktır. Karşı taraf ise istinaf dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren ilk derece mahkemesine veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka herhangi bir yer mahkemesine verebilecektir. İstinaf edilen kararı veren mahkeme, istinaf ve istinafa karşı cevap dilekçesi verildikten veya cevabın […]

Devamını Oku

İHTİYATİ TEDBİR KARARINA UYMAMA

İhtiyati tedbirin ne olduğundan, ne amaçla verildiğinden, hangi kanunda ne şekilde düzenlendiğinden bir diğer yazımızda detaylıca bahsetmiştik. (Lütfen bakınız.) İhtiyati tedbir kararı, mahkeme tarafından verilen geçici koruma kararıdır. Diğer tüm mahkeme kararları gibi bu kararlara da taraflar uymakla yükümlüdür. İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına muhalefet eden, ilgili yasa hükmüne açık şekilde aykırı davranmış olacaktır ki, bu […]

Devamını Oku

USULSÜZ TEBLİGAT (II)

Tebligatların, Tebligat Kanunu’na ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’e uygun olarak düzenlenip tebliğe çıkarılması gerektiğinden, Kanun ve/veya Yönetmeliğe uygun düzenlenmeyen ve/veya tebliğ edilmeyen tebligatın usulsüz tebligat olduğundan bir önceki yazımızda bahsetmiştik. (Lütfen bakınız.) Peki usulsüz bir tebligatın varlığını nasıl anlarız? Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi: “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en […]

Devamını Oku

TÜRK HUKUKU’NDA YARGILAMA SİSTEMİ

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki istinaf hükümleri, 20 Temmuz 2016 tarihinde İstinaf Mahkemeleri’nin faaliyete geçmesiyle işlerlik kazanmış; böylece, Türk Hukuku’nda ilk derece yargılaması, ikinci derece yargılaması (istinaf) ve üçüncü derece yargılaması (temyiz) olmak üzere üçlü bir yargılama sistemi ortaya çıkmıştır. İlk derece yargılamasını yerel mahkemeler, ikinci derece yargılamasını (istinaf) Bölge Adliye Mahkemesi, üçüncü derece yargılamasını […]

Devamını Oku

İHTİYATİ TEDBİRDE “ÖLÇÜLÜLÜK” ve “TALEPLE BAĞLILIK” İLKELERİNİN UYGULANMASI

İhtiyati tedbirin geçici bir hukuki koruma olduğundan ve bu bağlamda özelliklerinin, şartlarının neler olduğundan bir diğer yazımızda detaylı olarak bahsetmiştik, lütfen bakınız (Lütfen bakınız.). Bu yazımızda ise hakimin mevcut bir davada veya ileride açılacak bir dava için ihtiyati tedbir uygulaması halinde; ölçülülük ve taleple bağlılık ilkelerine uygun bir şekilde karar vermesi gerektiğinden bahsedeceğiz. “Ölçülülük” ilkesi; […]

Devamını Oku