DENEME SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMELERİ

İş ilişkisinin başlangıç evresinde tarafların uyumunu test etmeye yönelik olarak sözleşmelere deneme kaydı konulabilmektedir. Uygulamada iki aylık deneme süresi özellikle yeni işe girişlerde sıkça görülmekte; ancak deneme kaydı, işçiyi temel haklardan yoksun bırakan bir serbesti alanı yaratmamakta, yalnızca fesih usulüne ilişkin sınırlı bir kolaylık sağlamaktadır. Bu nedenle değerlendirme; hem deneme kaydının kanuni sınırları hem de deneme süresi içinde fesih hakkının hangi hallerde hukuka aykırı hale gelebileceği üzerinden yapılmaktadır.

Deneme süresinin ana dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu m.15’tir. Hüküm uyarınca deneme kaydı konulması halinde süre en çok iki ay olabilir; toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir; ancak işçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır. 

Deneme süreli iş sözleşmesi madde 15 – “Taraflarca iş sözleşmesine bir deneme kaydı konulduğunda, bunun süresi en çok iki ay olabilir. Ancak deneme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme süresi içinde taraflar iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilir. İşçinin çalıştığı günler için ücret ve diğer hakları saklıdır.” 

Bu çerçevede mağduriyetin en sık doğduğu noktalar üç başlıkta toplanır. Birincisi, deneme süresinin “sigortasız çalışma” için gerekçe gibi kullanılmasıdır. Deneme kaydı, işçinin sigortalı çalıştırılmaması sonucunu doğurmaz; deneme süresi boyunca da iş sözleşmesinin hak ve borçları işçi ve işveren açısından karşılıklı olarak devam eder. İkincisi, deneme süresi içinde fesihte “tazminatsızlık” ifadesinin yanlış yorumlanmasıdır. İş Kanunu m.15, deneme süresinde fesihte bildirim süresi ve ihbar tazminatı gibi feshe bağlı bazı sonuçları bertaraf eder; buna karşılık işçinin çalıştığı döneme ilişkin ücret, fazla çalışma ve diğer doğmuş işçilik alacakları kural olarak talep edilebilir. Üçüncüsü ise fesih hakkının sınırlarının göz ardı edilmesidir. Deneme süresi, keyfi veya hukuka aykırı ayrımcılık temelli fesihleri meşrulaştırmaz. 

Uyuşmazlık çıktığında mağdurun izlemesi gereken pratik yol, ispat ve başvuru düzeni üzerinden kurulmalıdır. Öncelikle deneme kaydının gerçekten sözleşmede yer alıp almadığı ve iki ay sınırını aşıp aşmadığı kontrol edilmelidir. Ardından fesih bildirimi yazılı ise tebliğ tarihi, yazılı değilse feshe ilişkin mesajlar, işyeri yazışmaları, giriş çıkış kayıtları ve bordro benzeri belgeler muhafaza edilmelidir. Sigortasız çalıştırma iddiası varsa işe giriş bildirgesi, SGK hizmet dökümü ve ödeme kayıtları üzerinden somutlaştırma yapılmalıdır. Fesihte ayrımcılık veya benzeri hukuka aykırılık iddiası ileri sürülecekse, fesih öncesi ve sonrası muamele farkını gösteren objektif veriler, yazışmalar ve tanık anlatımları gibi deliller kritik hale gelir.

Başvuru yolu bakımından işçi işveren alacak ve tazminat uyuşmazlıkları ile işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması kural olarak dava şartıdır. Uygulamada doğru adım, önce arabuluculuk başvurusu yaparak talep kalemlerini netleştirmek, anlaşma sağlanamazsa son tutanağa dayanarak dava yoluna geçmektir. 

Sonuç olarak iki aylık deneme süresi, iş ilişkisinin başlangıcında fesih usulünü kolaylaştıran bir kayıt olmakla birlikte, işçiyi ücret, sigorta ve doğmuş işçilik alacaklarından yoksun bırakmaz; ayrıca ayrımcılık yasağı ve genel hukuk ilkeleri karşısında sınırsız bir fesih serbestisi de sağlamaz. Deneme süresinde fesih yaşandığında en güvenli yaklaşım, deneme kaydının sınırlarını kontrol etmek, feshe ve çalışmaya ilişkin delilleri derhal toplamak, alacak kalemlerini somutlaştırmak ve arabuluculuk aşamasını doğru kurgulayarak hak arama sürecini usulüne uygun biçimde yürütmektir. 

Hukuk Desteği

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir