İşveren tarafından işçiye araç tahsis edilmesi, kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş brüt ücretin belirlenmesi bakımından önem taşıyabilmektedir. Ancak araç tahsis edilmiş olması, araca ilişkin kira, yakıt, bakım, sigorta ve benzeri tüm giderlerin doğrudan giydirilmiş ücrete dahil edileceği anlamına gelmemektedir. Burada esas olarak aracın hangi amaçla tahsis edildiğinin ve işçiye bu tahsis nedeniyle para ile ölçülebilir kişisel bir menfaat sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatının hesabında, işçiye ödenen temel ücretin yanında para ve para ile ölçülmesi mümkün menfaatler de dikkate alınmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesinin son fıkrası gereğince aynı esas ihbar tazminatı bakımından da uygulanmaktadır. Bu nedenle işçiye sürekli şekilde tahsis edilen araç, işçinin ulaşım veya özel kullanım giderlerini karşılayan bir menfaat oluşturduğu ölçüde giydirilmiş brüt ücrete dahil edilebilmektedir.
Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 19.01.2016 tarihli, 2014/28398 E., 2016/1285 K. sayılı kararında, işçiye işin görülmesi amacıyla araç tahsis edildiği ve aracın belirli koşullarla özel amaçlarla da kullanılabildiği bir uyuşmazlıkta, özel kullanımın kapsamı somut verilerle belirlenemediğinden araç kira ve yakıt giderlerinin tamamının giydirilmiş ücrete eklenmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 19.01.2016 T., 2014/28398 E., 2016/1285 K.; “Somut uyuşmazlıkta, iş aktinde, davalı işçiye görevlerinin ifasında kullanılmak üzere masrafları davacı Şirket tarafından karşılanacak bir araç tahsis edileceği, davalı işçinin bazı kısıtlama ve koşullara tâbî olarak aracı kendi özel amaçlarına yönelik kullanma hakkı da olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, davalı işçinin aracı kendi özel ihtiyaçları için ne kadar kullandığı davacı Şirket tarafından somut veriler ile ispatlanamamıştır. Bu nedenle, araç tahsisi açısından giydirilmiş brüt ücrete dahil edilebilecek meblağ, araç kirası ve yakıt bedeli olarak ele alınamaz. Araç tahsisi açısından giydirilmiş brüt ücrete dahil edilebilecek meblağ, fesih tarihinde normal günlük ‘servis hizmeti’ karşılığı olarak belirlenmelidir. Bu miktarın somut olarak belirlenememesi halinde aylık ‘mavi kart bedeli’ giydirilmiş brüt ücrete eklenmelidir.” şeklinde karar vermiştir.
Karardan da anlaşılacağı üzere, aracın işçinin şahsına tahsis edilmiş veya mesai saatleri dışında da işçide kalmış olması, tek başına araç giderlerinin tamamının ücret eki sayılması sonucunu doğurmamaktadır. Araç işçinin ev ile işyeri arasındaki ulaşımında da kullanılıyorsa, işçi bakımından bir ulaşım menfaati doğmakta; ancak bu menfaatin kapsamı belirlenemiyorsa aracın toplam maliyeti yerine emsal servis veya toplu taşıma bedelinin esas alınması gerekmektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2019 tarihli, 2016/23673 E., 2019/22542 K. sayılı kararında da; “Somut uyuşmazlıkta, davalı işverence, davacı işçiye araç tahsis edildiği anlaşılmış olup davacının kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretine fesih tarihinde normal günlük ‘servis hizmeti’ karşılığı miktar dahil edilmelidir. Hal böyle iken davacının yol yardımı almadığı kabulü ile kıdem tazminatına esas ücretin tespiti hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu doğrultuda, araç tahsisinin bordroda ayrıca “yol yardımı” olarak gösterilmemesi, işçiye fiilen sağlanan ulaşım menfaatinin giydirilmiş ücret hesabında göz ardı edilmesi sonucunu doğurmamaktadır. Buna karşılık araç yalnızca işin görülmesi sırasında çalışma noktaları arasında kullanılıyor ve işçinin ev ile işyeri arasındaki ulaşımına veya özel ihtiyaçlarına hizmet etmiyorsa, kişisel bir ekonomik menfaatten söz edilmesi mümkün olmayabilecektir.
Özel kullanım hakkının bulunduğu durumlarda ise kullanımın kilometre, yakıt, HGS, GPS veya benzeri kayıtlarla somut olarak belirlenebilmesi önem taşımaktadır. Kullanım kapsamı tespit edilebiliyorsa yalnızca işçiye sağlanan kişisel menfaatin parasal karşılığının; belirlenemiyorsa ise araç kira bedeli, amortisman, sigorta, bakım ve yakıt giderlerinin tamamı yerine emsal ulaşım bedelinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak, şahsa tahsis edilen araç kıdem ve ihbar tazminatına esas giydirilmiş brüt ücreti etkileyebilmekle birlikte, her araç tahsisi aynı sonucu doğurmamaktadır. Aracın tahsis amacı, ev ile işyeri arasındaki ulaşımda veya özel kullanımda kullanılıp kullanılmadığı ve bu kullanımın kapsamı birlikte değerlendirilerek, işverenin toplam araç maliyeti yerine işçiye fiilen sağlanan kişisel menfaatin esas alınması gerektiği görülmektedir.
Hukuk Desteği
