Ön inceleme aşaması; ancak ön inceleme duruşması sona erdikten sonra, davalının hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def’inin olması halinde bunların incelenip karara bağlanmasıyla nihayete erer. Bir başka deyişle, sadece ön inceleme duruşmasının bitmesiyle ön inceleme aşaması tamamlanmış sayılmayacak dolayısıyla tahkikat aşamasına da geçilemeyecektir. Tabi ki bu açıklanan durum, davalının hak düşürücü süre itirazı ve […]
Kategori: Medeni Usul Hukuku
BİLİRKİŞİ ÜCRETİNİN KESİN SÜRE İÇERİSİNDE YATIRILMAMASI
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 94. maddesinde “Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu […]
BİLİRKİŞİ RAPORU BAĞLAYICI BİR DELİL MİDİR?
Yargılama sırasında mahkemeye ibraz edilen deliller, esas olarak takdiri ve kesin delil şeklinde iki başlık altına kategorize edilmektedir. Hakim için bağlayıcılık teşkil eden, yargılamaya konu olan vakıayı kesin olarak ispat ettiği kabul edilen ve aksinin iddia edilmesi mümkün olmayan deliller, kesin delil olarak adlandırılırken; hakim için bağlayıcılık teşkil etmeyen, üzerinde hakimin takdir yetkisini kullanabileceği deliller, […]
YAZILI YARGILAMA USULÜNDE TAHKİKAT
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 147. madde 1. fıkra “Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilir.” hükmü uyarınca, ön inceleme aşamasının tamamlanması akabinde tahkikat aşamasına geçilecektir. Her ne kadar kural ön incelemenin tamamlanmasından sonra tahkikat aşamasına geçiş olsa da; bazı durumlarda, tahkikata geçilmesi gerekmeksizin davanın ön inceleme safhasında sonuçlanması mümkün […]
CEVAP DİLEKÇESİ, VERİLME SÜRESİ ve USULÜ
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi ile birlikte davalıya, belirli bir süre içerisinde dava dilekçesinde yer alan iddialara cevap verebilme imkanı tanınmıştır. Davalı tarafından davaya cevap verme imkanı, bir cevap dilekçesi yazıp mahkemeye vermekle kullanılmaktadır. Davalı cevap dilekçesiyle; davayı kısmen veya tamamen kabul yahut inkar etme, inkar etmemekle birlikte olayların davacıyı haklı kılacak mahiyette olmadığını iddia […]
BASİT YARGILAMA USULÜNDE HÜKÜM
Mahkemenin tahkikat aşamasını tamamlaması neticesinde, hüküm aşamasına geçilecektir. Nitekim, tahkikatın tamamlandığı celsede, hakim tarafların son beyanlarını alıp yargılamanın nihayete erdiğini belirterek, kararını huzurda bulunan tarafların ve varsa avukatlarının yüzüne okuyacaktır (tefhim edecektir). Burada yazılı yargılama usulünde olduğu gibi, taraflara beyanda bulunmaları için ayrı bir süre verilmeyeceğini özellikle belirtmek isteriz. Bu sebeple, basit yargılama usulünde yargılama […]
SENETLE İSPAT KURALININ İSTİSNASI OLARAK HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ
Hukuk Mukameleri Kanunu (“Kanun”) madde 200 uyarınca, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçen hukuki işlemlerin senetle ispat olunması gerektiği, madde 201 uyarınca ise senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı düzenleme altına alınmaktadır. Kanun’un 202 […]