SAHTE DİPLOMALI ÇALIŞTIRDIĞINI FARK EDEN İŞVEREN

Sahte diploma düzenleyenin ceza hukuku anlamında sorumluluğunu başka bir yazımızda ele almıştık. (Lütfen bakınız.)Sahte diplomalı bir kimseyi iş yerinde çalıştıran işveren, şayet danışıklı olarak işçisiyle beraber bu sahte diplomayı düzenlemişse yahut işine geldiği için kedi menfaatine uygun olarak düzenlenmesine göz yummuşsa yazımızda anlattığımız her suça ortak olmaktadır. Şeriklik iradesi cezalandırmayı gerektirmektedir. Fakat işveren, sahte diplomalı […]

Devamını Oku

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİNDEN NASIL FAYDALANILIR?

Ücretleri gerçek usulde vergilendirilen gerçek kişiler, asgari geçim indiriminden yararlanmaya başlamadan önce ilk etapta medeni durumları, çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumları hakkında “Aile Durumu Bildirimi” belgesi ile işverenlerine bildirimde bulunmalıdırlar (Bildirimi işverenlere teslim etmelidirler). Aile durumu bildiriminde bulunmayan şahıslar, asgari geçim indiriminden yararlanamamaktadır. Bildirimde bulunmaları gereken zamandan sonra aile bildiriminde bulunanlar ise, […]

Devamını Oku

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ ÜCRETİN BİR PARÇASI DEĞİLDİR!

Asgari geçim indirimi 2008 yılı öncesinde aktif olarak işleyen vergi iadesi sisteminin yerine gelen bir ödeme sistemidir. Dolayısıyla, işveren tarafından işçi ücretleri hesaplanırken asgari geçim indiriminin de giydirilmiş ücrete eklenmesi suretiyle yapılan hesaplama son derece haksız ve hatalı bir uygulamadır. Zira giydirilmiş ücret, işçilere verilen para, yemek, yakacak … gibi ödemelerin, primlerin ve ikramiyelerin çıplak […]

Devamını Oku

ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ NEDİR?

Asgari geçim indirimi (“AGİ”), işçilerin gelir vergisinden indirim tutarı olarak tanımlanmaktadır. Ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için %50′si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için %10′u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere; […]

Devamını Oku

ŞİRKETİN İFLAS ETMESİ HALİNDE İŞÇİ ALACAKLARININ SIRASI

İşverenin iflas etmesi halinde işçilik hak ve alacakları imtiyazlı alacaklardan sayılmakta ve korunmaktadır. İflasın açılmasıyla birlikte müflisin haczi kabil olan tüm malları bir masa olarak oluşturulur ve işverenin iflas etmesiyle birlikte iflas masası iş sözleşmesinin tarafı haline gelmektedir. Dolayısıyla iflasın açılmasıyla birlikte işveren masaya ait mallar üzerindeki tasarruf yetkisini kaybetmekte ve bu borçlar iflas masası […]

Devamını Oku

İŞVEREN EMEKLİLİK SEBEBİYLE İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHEDEBİLİR Mİ?

Ülkemizde ne yazık ki Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan alınan emekli maaşları aile geçimini sağlama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple günümüzde geçim sıkıntısı çeken birçok emekli, emekli maaşı almasına rağmen çalışmaya devam ederek ek gelir elde etmeye çalışmaktadır. Bazı işverenler ise işçileri işten çıkarmak için emekliliği bahane olarak göstermekte ve bu kişiler hak kaybına uğramaktadır. 4857 Sayılı […]

Devamını Oku

İŞÇİLİK ALACAKLARINA İLİŞKİN ZAMANAŞIMI SÜRELERİ NE KADARDIR?

Gerek İş Kanunu’nda, gerekse Borçlar Kanunu’nda, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için ayrıca bir zamanaşımı süresi belirtilmemiştir. Uygulama ve öğretide kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin davalar, hakkın doğumundan itibaren, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur. Zamanaşımının işlemeye başlamasında esas alınan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talep hakkının doğumu ise, işçi […]

Devamını Oku