İrade bozukluklarından yanılmaya ilişkin yazılarımız için (Lütfen bakınız.) (Lütfen bakınız.) Bu yazımızda ise aldatma ve korkutma hallerinden bahsedeceğiz. 2. Aldatma (Hile) Menfaat sağlamak amacıyla bir kimsede yanlış kanaatler uyandırarak onu aldatmak, gerçekte bilseydi yapmayacağı bir işlemi bu sayede yaptırmak olarak tanımlanabilmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 36. maddesinde “Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, […]
Kategori: Borçlar Hukuku
GARANTİ SÖZLEŞMELERİ
Garanti sözleşmeleri, alacaklı ve borçlu arasındaki temel borç ilişkisinden bağımsız olarak, garanti verenin, borçlunun edimi yerine getirmemesinden dolayı alacaklının uğradığı zararın tazminini üstlendiği sözleşmelerdir. Alacaklı ve borçlu arasındaki temel borç ilişkisine bağlı olarak, karşılıklı veya tek taraflı olarak üstlenilen edimler, garanti sözleşmelerinin konusu değildir. Garanti sözleşmelerinde “garanti alan” (temel borç ilişkisindeki alacaklı) ve “garanti veren” […]
KAPORANIN HUKUKİ NİTELİĞİ
Kapora, alıcının satın almak istediği mal veya hizmete ilişkin olarak, satın alma işlemini garantiye almak istemesi nedeniyle satıcıya verdiği bir miktar paradır. Hukuki niteliği uygulamada kimi zaman cayma parası veya ceza koşulu olarak anlaşılsa da, aslında kaporanın, Türk Borçlar Kanunu’nun 177. maddesinde düzenlendiği gibi, bağlanma parası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre kapora, alıcının veya […]
İRADE BOZUKLUKLARI (II)
Sözleşmelerin kurulması esnasında ortaya çıkabilen ve sözleşmenin bağlayıcılığını ortadan kaldıran irade bozukluklarından biri olan yanılmanın (1) ne şekilde ortaya çıkabileceğinden ve açıklamada yanılma (1.1) suretiyle ortaya çıkan irade bozukluğundan bir önceki yazımızda bahsetmiştik ((Lütfen bakınız.)..). Bu yazımızda ise saikte yanılma (1.2) ve iletmede yanılma (1.3) hususlarına değineceğiz. 1.2) Saikte yanılma Saikte yanılma, kural olarak esaslı […]
EKSİK BORÇLAR
Eksik borçlar, borçlu tarafından ifa edilmediğinde alacaklıya dava ve cebri icra yoluyla takip yetkisi vermeyen, ifası mümkün olmakla birlikte, borçlunun ifa etmekten kaçınabileceği borçlar olarak, kısaca tanımlanabilir. Eksik borçlar dava ve takip yetkisi vermediği gibi, eksik borcun ifa edilmesi sonrasında, sebepsiz zenginleşme veya başka herhangi bir sebeple iadesinin talep edilebilmesi de mümkün değildir. Eksik borçların, […]
İRADE BOZUKLUKLARI (I)
İrade açıklaması, bir sözleşmenin kurulmasında en temel unsurdur. Geçerli bir irade açıklaması, irade ve beyanın birbirine uygun olmasıyla mümkün olur. İrade ve beyan birbirine uygun değilse, irade bozukluğu meydana gelir ve geçerli bir irade açıklamasının varlığından söz edilemez. Sözleşmelerde irade bozuklukları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“Kanun”) 30. ve 39. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun’da bahsedilen […]
KUSURSUZ SORUMLULUK (SEBEP SORUMLULUĞU)
Kusursuz sorumluluk, sorumluluğun kişinin kusuruna bağlanmadığı, yasal düzenlemelerle öngörülen ve zararı meydana getiren olay/olgu ile zarar arasında bir nedensellik bağının sorumluluğun varlığını ortaya koymak için yeterli görüldüğü bir sorumluluk türüdür. Kusursuz sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“Kanun”) 65. ve 71. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun’da sayılan kusursuz sorumluluk halleri aşağıdakilerdir: Hakkaniyet Sorumluluğu Yasal düzenlemelerle öngörülen […]