RUHSATSIZ SİLAH BULUNDURMA SUÇUNDA NİTELİK BAKIMINDAN “VAHİM SİLAH” AYRIMI

Ruhsatsız silah bulundurma suçlarında belirleyici meselelerden biri, ele geçirilen silahın basit nitelikte bir ateşli silah mı, yoksa nitelik bakımından “vahim” kabul edilmesi gereken bir silah mı olduğunun tespitidir. Bu ayrım, yalnızca fiilin hukuki vasfını değil; uygulanacak yaptırımın ağırlığını, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin imkânları ve muhakemenin genel çerçevesini de doğrudan etkilemektedir.

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun bakımından bu ayrım, özellikle 12/4 ve 13. madde hükümleri üzerinden sonuç doğurmaktadır. Kanun’un 12/4. maddesi (“Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik, dürbünlü, susturuculu veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ya da bu niteliği taşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.”), bazı silahların sahip oldukları teknik özellikler sebebiyle daha ağır bir değerlendirmeye tabi tutulacağını ortaya koymaktadır. Tüfekler, seri ateşli ve kısa sürede çok sayıda etkili atış yapabilen tam otomatik silahlar, dürbünlü tabancalar, susturuculu tabancalar ve hedef noktalayıcı aparat takılı tabancalar bu çerçevede öne çıkan başlıca silah türleridir. 13. madde ise ruhsatsız silah satın alma, taşıma veya bulundurma fiilinin yaptırım rejimini düzenlemekte; silahın 12/4 kapsamına girmesi hâlinde daha ağır ceza rejiminin uygulanmasını öngörmektedir.

Uygulamada asıl güçlük, Kanun’da yer alan teknik kavramların somut olayda gerçekten bulunup bulunmadığının belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Mesele, yalnızca silah üzerinde belirli bir unsurun mevcut olması değil; bu unsurun silahın hukuki niteliğini ağırlaştıracak düzeyde bir teknik fonksiyon taşıyıp taşımadığının ortaya konulmasıdır. Özellikle lazerli veya optik sistemler bakımından bu ayrım daha hassas bir nitelik kazanmaktadır. Silaha sonradan eklenen, kolaylıkla sökülebilen ve ateşleme mekanizmasına müdahale etmeyen bir aksesuar ile silahın kullanım etkinliğini artıran ve ağırlaştırılmış rejim kapsamında değerlendirilebilecek bir hedef noktalayıcı aparatın aynı hukuki sonuca bağlanması hiçbir durumda mümkün değildir.

Bu nedenle nitelik bakımından vahimlik değerlendirmesinde şekli görünümden çok teknik fonksiyon esas alınmalıdır. Silahın marka ve modeli, çalışma sistemi, yarı otomatik veya tam otomatik olup olmadığı, atış kapasitesi, üzerindeki aparatların niteliği ve bunların silahın asli mekanizmasına etkisi, hukuki nitelendirme bakımından belirleyici unsurlar arasında yer almaktadır. Uygulamada bu tespit çoğu zaman kriminal inceleme, bilirkişi raporu ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu değerlendirmesi aracılığıyla yapılmaktadır. Dolayısıyla ruhsatsız silah dosyalarında hukuki sonucun önemli ölçüde teknik tespitin üzerine kurulduğu söylenebilir. 

Bu hususta bir içtihada yer vermek gerekirse, Ceza Genel Kurulu 2007/8-100 E., 2007/128 K. “Sonradan yapılan değişiklikle, namlu içi delinip genişletilerek yivsiz-setsiz silaha dönüştürülen tüfeğin, bu değişiklik nedeniyle atış mesafesi ve gücünde, tesir sahasında bir azalma olup-olmadığı, bu özelliği sonucu ve salt tüfek oluşu nedeniyle 6136 sayılı Yasanın 12/3. maddesi kapsamında vahim sayılıp-sayılamayacağı hususunda, Adli Tıp Kurumu Balistik Şubesinden görüş alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden noksan soruşturma ile hüküm kurulması… Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün bu nedenlerle bozulmasına…” demiştir. 

Bu genel çerçevede 2024 yılında yapılan değişiklikler de ayrıca önem taşımaktadır. Söz konusu değişikliklerle birlikte yalnızca ateşli silahlar ve mermiler değil, bazı ana ve balistik önemi haiz parçalar da açıkça kanuni kapsam içine alınmış; ayrıca susturuculu ve hedef noktalayıcı aparat takılı tabancalar kanun metninde doğrudan gösterilmiştir. Böylece önceki dönemde daha çok teknik yorum ve içtihatla şekillenen bazı tartışma alanları, artık normatif düzeyde daha açık hale gelmiştir. 

Sonuç olarak, ruhsatsız silah bulundurma suçlarında belirleyici olan husus yalnızca bir ateşli silahın ele geçirilmiş olması değildir. Asıl mesele, bu silahın madde 12 fıkra 4 anlamında nitelik bakımından ağırlaştırılmış rejime girip girmediğinin isabetli biçimde belirlenmesidir. 13. maddenin uygulanışını da doğrudan etkileyen bu ayrım, ceza miktarından cezanın bireyselleştirilmesine kadar birçok sonucu etkilemektedir. Ceza hukukunda çoğu zaman sonucu tayin eden unsur, ilk bakışta görünen değil; teknik ayrıntının hukuki anlamıdır. Ruhsatsız silah dosyalarında da belirleyici olan tam olarak bu nitelendirmedir.

Hukuk Desteği

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir