Kira sözleşmesi; kiraya veren ve kiracının taraf olduğu, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Kira sözleşmesinde kiraya veren bir şeyin kullanımını/yararlanılmasını kiracıya bırakırken, kiracı ise bunun karşılığında kira bedelini ödemeyi üstlenir. Diğer sözleşmelerde olduğu gibi kira sözleşmesinde de asıl olan, tarafların değişmemesidir. Ancak farklı nedenlere dayalı olarak kira sözleşmesinin taraflarının değişmesi mümkündür. Taraf […]
2024 YILI YARGIDA PARASAL SINIRLAR
25.11.2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:554) ile 2023 yılı için yeniden değerleme oranı % 58,46 (elli sekiz virgül kırk altı) olarak tespit edilmiş, 2024 yılı için yargıda parasal sınırlar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir: Adli Yargıda: Senetle ispat sınırı: 23.450,00 TLYerel mahkeme kesinlik sınırı (İstinaf sınırı): 28.250,00 TLTemyiz sınırı: 378.290,00 TLTemyizde duruşma sınırı: 567.520,00 TL […]
YATIRIM UYUŞMAZLIKLARININ ARABULUCULUĞA ELVERİŞLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ – I
Bu yazımızda türleri itibarıyla yatırım uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği, arabuluculuğa ilişkin iradi olma ve eşitlik ilkesi ile arabuluculuk konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf etme hak ve yetkisi bağlamında ele alınacaktır. Yatırım uyuşmazlıklarının türleri aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilmektedir: 1) B2B sözleşmelerden kaynaklanan, her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklar 2) Taraflardan birinin tüketici olduğu uyuşmazlıklar 3) Taraflardan birinin devlet […]
EMRE YAZILI SENETLERİN İPTALİ
Daha önceki yazılarımızda kıymetli evrakın ziyaı halinde hak sahibi tarafından başvurulabilecek hukuki yolları detaylandırmış, bu hukuki yollar arasında kıymetli evrakın iptalini de ele almıştık. (Lütfen Bakınız.) Bu yazımızdaysa özellikle ticari hayatta sıklıkla karşımıza çıkan kıymetli evrak türlerinin başında gelen senedin, düzenleniş şekillerinden biri olan emre yazılı senetlerin iptalini ele alacağız. Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) kapsamında […]
CEZA KANUNU’NUN YER BAKIMINDAN UYGULAMASI
Bir önceki çalışmamızda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) uygulama alanının, zaman ve yer bakımından uygulama şeklinde iki ana başlık altında değerlendirildiğini belirterek; zaman bakımından uygulamaya dair açıklamalara yer vermiştik. (Lütfen Bakınız.) Yer bakımından uygulama, mülkilik ilkesine dayanmakta olup; kısaca yargılamanın suçun işlendiği devletin ceza kanunlarına göre yapılması anlamına gelmektedir. Anılan ilkeye göre; kim (vatandaş […]
VASİYETNAMENİN YOK OLMASI
Gerek vasiyetçi gerekse de üçüncü bir kişi tarafından meydana getirilen yırtma, karalama, yakma gibi çeşitli eylemler nedeniyle yok olması sonucunda; vasiyatnamenin içeriğinde yer alan maddi anlamda ölüme bağlı tasarrufların akıbetinin ne olacağı sorunu karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunun çözümü Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”)“Kaza sonucunda veya üçüncü kişinin kusuruyla yok olan ve içeriğinin aynen ve tamamen belirlenmesine […]
TÜRK CEZA KANUNU BAKIMINDAN ÇEVRENİN KASTEN KİRLETİLMESİ SUÇU
Çevre, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanabileceği bir yaşam alanı olup; temiz ve düzenli bir çevrede yaşamak tüm vatandaşların anayasal hakkıdır. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir…” uyarınca, söz konusu hak güvence altına alınmıştır. […]