MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET – IX

Bir önceki yazımızda Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) kapsamında haksız rekabete uygulanacak hukukun tespitinden bahsetmiştik(Lütfen bakınız.). Bu yazımızda MÖHUK md. 37 lafzında geçen “münhasıran” ve “söz konusu işletmenin işyeri” ifadelerinden ne anlaşılması gerektiği üzerinde duracağız. “Münhasıran” Kavramı Münhasıran kavramından ne anlaşılması gerektiği, MÖHUK madde 37/2 hükmü ile açıkça düzenlenmemiştir. Doktrinde münhasıran […]

Devamını Oku

TEŞEBBÜS

Ceza Hukukunda haksız eylemlerin hangi unsurları barındırdığında suç teşkil edeceğinden ve yaptırımlarından daha önceki yazımızda bahsetmiştik. Hayatın olağan akışına bakarak sadece tamamlanmış eylemlerin suç oluşturduğunu düşünsek de kanun koyucu, teşebbüs dahi olsa her türlü suça girişimi önlemek amacıyla, suça kalkışma durumunu da Türk Ceza Kanunu (“TCK”) kapsamında çeşitli yaptırımlara bağlamaktadır. Bu yaptırımlar suçun tamamlanmış halinden […]

Devamını Oku

TAZMİNAT DAVALARINDA ZARARIN BELİRLENMESİ

Bilindiği üzere, kişinin uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle zararının giderilmesi için yetkili ve görevli mahkeme nezdinde -kural olarak mağdur tarafından- açılan dava, tazminat davası olarak isimlendirilmektedir. Bu davanın içerisinde belirlenmesi gereken en önemli iki unsur, haksız fiil nedeniyle meydana gelen zarar oranı ve bu zarar karşısında hükmedilecek olan tazminat tutarıdır. Tazminat tutarının belirlenmesinde zarar oranın […]

Devamını Oku

MANEVİ TAZMİNATIN AMACI NEDİR?

Daha önceki yazılarımızda çeşitli durumlarda hükmedilen manevi tazminatlara değinmiştik. (Lütfen bakınız.) Bu yazımızdaysa, manevi tazminatın amacını detaylı bir şekilde ele alacağız. Kısaca tekrar etmek gerekirse; kişinin manevi değerlerinin zarar gördüğü durumlarda, zarar veren kişinin ödemesine hükmedilen tazminat türü, manevi tazminat olarak nitelendirilmektedir. Hem uygulamada hem de öğretide, manevi tazminatı tanımlarken yer verdiğimiz manevi zarar kavramı […]

Devamını Oku

YAZILI YARGILAMA USULÜNDE ÖN İNCELEME (II)

Hakimin dosya üzerinden (duruşmasız) ön inceleme yaparak, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar veremediği takdirde; ön inceleme duruşması açmak suretiyle tarafları dinleyebileceğini belirtmiştik. (Lütfen bakınız.) Bu halde, tayin edilen ön inceleme duruşmasında hakim ilk olarak dava şartları ve ilk itirazlar yönünden tarafları dinler ve kararını verir. Hakimin bu konudaki kararı, görevsizlik veya yetkisizlik gibi […]

Devamını Oku

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASI İLE İFTİRA SUÇU ARASINDAKİ FARKLAR

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”), 267. maddesinin “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmüyle […]

Devamını Oku

MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK- II

Bir önceki yazımızda Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nde (“Yönetmelik”) yapılan değişiklerin ilk kısmı olan ön bilgilendirmeye dair değişikliklerden bahsetmiştik. Bugün yazımıza tüketicinin cayma hakkını kullanması konulu değişikliklerle devam etmekteyiz. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in (“MSYDYDY”) 8. maddesinde “Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “satıcı veya sağlayıcıya” ibaresi “satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet […]

Devamını Oku