İFA YARDIMCISININ EYLEMİNDEN DOĞAN SORUMLULUK

Kelime olarak bir işi yapma, meydana getirme anlamına gelen ifa; hukuken borç ilişkisinin konusunu meydana getiren edimin, borçlu tarafından -alacaklıya karşı- belirlenen koşullara uygun olarak yerine getirilmesi anlamını taşımaktadır. Bazı durumlarda borçlunun tek başına ifayı yerine getirmesi mümkün olmamaktadır ve bu hallerde borçlu, ifayı yerine getirmek için ifa yardımcısı kullanmaya başvurmaktadır. İfa yardımcısının kullanılabilmesi için, […]

Devamını Oku

HAKSIZ ŞİKAYET SURETİYLE KİŞİLİĞİN İHLALİ

Önceki yazılarımızda kişiliğin ihlali ve bunun hukuki sonuçlarından detaylıca söz etmiştik. Bugünkü yazımızın konusunu ise haksız şikayet yoluyla kişilik haklarının ihlal edilmesi ve bu husustan dolayı tazminat talep edilip edilemeyeceği hususları oluşturmaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinin ilk fıkrasında “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile […]

Devamını Oku

CULPA IN CONTRAHENDO SORUMLULUĞU

Culpa in contrahendo, sözleşme kurulmadan önceki görüşmeler sırasında taraflardan biri tarafından meydana getirilen kusurlu davranışı ifade etmektedir. Bu davranış; karşı tarafı aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, sözleşme yapma niyeti olmadan veya edimin (borcun konusunun) imkansız olduğu bilinerek sözleşme görüşmelerine girişilmesi, sözleşmenin bir tarafının diğer tarafı bilerek ve isteyerek yanıltması gibi çeşitli durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Esas olarak […]

Devamını Oku

TUTUKLAMA

Bir suçun işlendiği ihtimalinin çok güçlü olduğu durumlarda; şüpheyi doğuran suçla bağlantılı olarak başka oluşabilecek zararları önlemek, hem soruşturma hem de soruşturmadan sonra suç eyleminin gerçekleştiğine kanaat getirilirse kovuşturma aşamasını hızlandırmak için kullanılan kanunun öngördüğü tedbirlere güvenlik tedbiri denilmektedir. Bu tedbirler, Ceza Muhakemeleri Kanunu (“CMK”) içerisinde; yakalama, göz altına alma, tutuklama, adli kontrol, zorla getirme, […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – VI

Bir önceki yazımızda iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bakınız.) Bu yazımızda diğer karar örneklerinden söz edeceğiz. Hayatın olağan akışına uygunluk kriterini oldukça geniş bir alanda uygulayan Yargıtay’ın, bu kriteri uygulamasına aşağıdaki örnekler de verilebilir: Yargıtay bir kararında[1]; “Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, […]

Devamını Oku

YEDİEMİN

Yediemin, haczedilen malın satışının gerçekleştirilmesine kadar ya da taşınır bir malın tahliyesi halinde bu malın sahibi bulunana kadar veyahut bu malı sahibi teslim alana kadar muhafaza edilmesi için teslim edildiği yerdir. Ayrıca birden fazla kişi arasında çekişmeli olan bir malın çekişme sonuçlanana kadar bir yere emanet edilmesi gerektiği takdirde de bu mal yediemine bırakılabilir. Haciz […]

Devamını Oku

4686 SAYILI MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU KAPSAMINDA VERİLEN HAKEM KARARLARININ İPTALİ – V

Bir önceki yazımızda 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu (“MTK”) kapsamında verilen hakem kararlarına karşı açılan iptal davasının sonuçlarından bahsetmiştik (Lütfen bakınız.). Bu yazımızda söz konusu iptal kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yollarından söz edeceğiz. MTK madde 15/A-7 hükmüyle, iptal davası hakkında verilen kararlara karşı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) hükümlerine göre temyiz yoluna başvurulabileceği, temyiz incelemesinin MTK […]

Devamını Oku