Çevre, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanabileceği bir yaşam alanı olup; temiz ve düzenli bir çevrede yaşamak tüm vatandaşların anayasal hakkıdır. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir…” uyarınca, söz konusu hak güvence altına alınmıştır. […]
Kategori: Ceza Hukuku
TÜRK CEZA KANUNU’NUN ZAMAN BAKIMINDAN UYGULAMASI
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) amacı; her şeyden önce kişi hak ve özgürlüklerinin, hukuk devletinin, kamu düzen, güvenlik, sağlık ve barışının korunması suretiyle suç işlenmesini önlemek olduğundan suç, ceza ile güvenlik tedbirleri de bu amaç doğrultusunda düzenlenmekte ve uygulanmaktadır. TCK’nın uygulama alanı, zaman ve yer bakımından uygulama şeklinde iki ana başlık altında değerlendirilmektedir. Zaman […]
KASTEN YARALAMANIN İHMALİ DAVRANIŞLA İŞLENMESİ
“Kasten Yaralama” suçu, Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) vücut dokunulmazlığına karşı suçlar bölümünde yer almaktadır (Detaylı bilgi için lütfen bkz.). Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi ise kanunda ayrı bir madde olarak düzenlenmiştir. TCK madde 88’de “Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin […]
GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU VE DOLANDIRICILIK SUÇU’NUN KARŞILAŞTIRILMASI
Güveni kötüye kullanma suçu Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Malvarlığına Karşı Suçlar kısmında madde 155’te düzenlenmiştir. TCK madde 155 “(1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, […]
TÜRK CEZA KANUNU’NUN YER BAKIMINDAN UYGULANMASI
Suçların yasalarda tanımlanması ve suça karşılık gelen cezanın yine yasalarda belirtilmesi, özellikle kişinin kendisini güvende hissetmesi için büyük önem arz etmektedir. Belirtilen güvenceyi sağlamak açısından, suç ve cezaların kanunlarda belirtilmiş olmasının yanında, bu kanun maddelerinin nerede ve ne zaman uygulanacağının da çeşitli kurallarla sabitlenmiş olması gerekmektedir. Daha önceki yazımızda, Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) zaman bakımından […]
TÜRK CEZA KANUNU KAPSAMINDA HEDEFTE SAPMA KAVRAMI
En temel anlamıyla sapmayı, kast edilen ile meydana gelen arasındaki fark olarak ifade edebiliriz. Başka bir söylemle; gerek hareket gerçekleştirilirken kullanılan araçların yetersizliği gerekse de yeterli bir aracın yanlış veya aracı etkisiz kılacak bir biçimde kullanılması sonucunda, failin hareketi yaparken güttüğü erekten tamamen bağımsız bir neticenin ya da hedeflenen neticenin yanında yine farklı bir neticenin […]
HAKKIN KULLANILMASI VE İLGİLİNİN RIZASI
Bir önceki yazımızda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) düzenlenen hukuka uygunluk nedenlerine genel bir giriş yapmış (Lütfen Bakınız.) ve hukuka uygunluk nedenlerinden “kanunun hükmü ve amirin emri ” (Lütfen Bakınız.) başlığı üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise bir diğer hukuka uygunluk nedeni olan “hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası”ndan bahsedeceğiz. TCK’nın 26. maddesinin “Hakkını kullanan kimseye […]