Dünya’da ve ülkemizde Coronavirüs (Covid-19) salgınının yayılması ve sağlık çalışanlarının salgın karşısında büyük bir özveriyle etkili mücadelesi karşısında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına uygulanan yaptırımların hafifliği tekrardan tartışılmaya açılmıştır. Cezaların hafifliği sebebiyle adalet duygusunun zedelenmesi doğrultusunda, TBMM hızla harekete geçerek kamuoyunda “Sağlıkta Şiddet Yasası” olarak bilinen düzenlemeyi kabul etmiştir. 17 Mart 2020 tarihinde Resmi Gazete’de […]
Kategori: Ceza Hukuku
CEBİR
Cebir; istenilen hareketin gerçekleştirilebilmesi için bir kimsenin bir başka kimseyi fiziksel güç kullanmak suretiyle zorlamasıdır. Cebir; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Hürriyete Karşı Suçlar başlığı altında 108. maddede “Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına […]
CEZA YARGILAMASINDA ÇOCUK
Ceza Hukuku’nda çocuk kavramı, 18 yaşını doldurmamış kişileri ifade etmektedir. Kişilerin yaş küçüklüğü; kusur yeteneğini azaltan veya ortadan kaldıran sebepler arasında sayılmaktadır. Kanun koyucu yaş küçüklüğünü dikkate alarak, çocukların ceza ehliyetini 3 grupta incelemiştir. Çocukların ceza ehliyeti hakkında yazımızı buradan (…Bkz) okuyabilirsiniz. Ayrıca ifade etmeliyiz ki kanun koyucu, suç işleyen çocuk hakkında “suça sürüklenen çocuk” […]
HALK ARASINDA ENDİŞE, KORKU VE PANİK YARATMAK
Halk arasında korku panik yaratmak amacıyla tehdit suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) “Kamunun Barışına Karşı Suçlar” başlığı altında, 213. maddesinde “Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmü ile […]
BULAŞICI HASTALIKLARA İLİŞKİN YETKİLİ MAKAMLARCA ALINAN TEDBİRLERE UYMAMA
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymama hali 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlığı altında, 195. maddesinde “Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmü ile […]
HTS KAYITLARININ DELİL NİTELİĞİ
Bireylerin haberleşme özgürlüğü Anayasa’nın 8. maddesinde “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla […]
SES KAYDININ DELİL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ (II)
Ses kaydının izinsiz tutulması ve bunun ceza yargılamasında temelde delil olarak kullanılamayacağından yazımızın ilk kısmında söz etmiştik, lütfen bakınız (bkz…). Bu yazımızda yine ceza yargılamasında yerini bulan bir diğer istisnaya değineceğiz. Mahkemeler ile Yargıtay açısından aranan birtakım şartların gerçekleştiği ve başka türlü delil elde etme olasılığının olmadığı hallerde tutulan ses kaydının yargılamada değerlendirilebilecek olması bir […]