Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) “Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava […]
Kategori: Borçlar Hukuku
TAHLİYE DAVALARINDA KİRALAYANIN BİRDEN FAZLA KONUTUNUN OLMASI
Türk Borçlar Kanunu’nun madde 350/1, “Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa….” hükmü uyarınca, kiralanan taşınmazın malikinin; kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ihtiyacına dayanarak tahliye davası açmaları mümkündür. Gereksinim nedeniyle tahliye davalarında, ihtiyacın gerçek, samimi […]
KİRA BEDELİNİN ÖDENMEMESİ NEDENİYLE TAHLİYE
Türk Borçlar Kanunu’nun madde 315; “Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu […]
TAHLİYE DAVALARINDA KİRALAYANIN KİRADA OTURMASI
Konut ve işyeri kiralarında kiralanan taşınmazın tahliyesi için yollardan ve kiracının tahliye sebeplerinden bahsetmiş (Lütfen Bakınız.), kira sözleşmesinin gereksinim nedeniyle feshine ilişkin detaylı açıklamalara yer vermiştik (Lütfen Bakınız.). Türk Borçlar Kanunu’nun 350/1. maddesine göre kiraya verenin; Ancak, kiraya verenin kira sözleşmesini gereksinim sebebiyle feshedebilmesi için birtakım şartların varlığı aranır. Bu şartlardan ilki gereksinimin zorunlu ve […]
KİRACI VE KİRAYA VEREN ARASINDAKİ CEZA DOSYASININ KİRA SÖZLEŞMESİNE ETKİSİ
Bir önceki yazımızda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesinden hareketle, kiracının kira sözleşmesini ihlal etmesi halinde sözleşmenin akıbetinin ne olacağı hususunda açıklamalarımıza yer vermiş, kiracı ve kiraya veren arasında fiziki yahut sözlü şiddet, ihtilaf, açılmış dava ya da soruşturma dosyaları olmasının Yargıtay uygulamasında madde 316 kapsamında değerlendirildiğini ve kira sözleşmesinin mehil verilmeksizin feshi ile […]
TRAFİK KAZASINDAN KAYNAKLANAN KAZANÇ KAYBI (YATIŞ BEDELİ)
Daha önceki yazılarımızda, trafik kazasından kaynaklanan maddi hasarların onarımından yahut tazmininden ve meydana gelen araç değer kayıplarından ve sigorta şirketinin sorumluluğundan bahsetmiştik. (Lütfen bakınız.) (Lütfen bakınız.) Bu yazımızda ise, uygulamada yatış bedeli olarak bilinen, gelir kaybı yahut kazanç kaybı olarak da adlandırılan gerçek zarar türünden söz edeceğiz. Kazanç kaybı, ticari amaçlarla kullanılan araçların, kaza sonucu […]
TÜRK BORÇLAR KANUNU KAPSAMINDA HUKUKA UYGUNLUK SEBEPLERİ
Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, bir kimsenin yaptığı eylemden dolayı sorumlu tutulabilmesi için diğer şartlar ve ahlaka aykırı fiilden dolayı sorumluluk (Ahlaka aykırı fiilden dolayı sorumluluk hakkında detaylı bilgi için (Lütfen bakınız.) haricinde, öncelikle hareketin hukuka aykırı olması gerekmektedir. Genel olarak hukuka aykırı fiil kavramıyla, meydana getirilen fiilin bütün hukuk sistemine aykırı olması ve […]