İŞ KANUNU KAPSAMINDA GECE ÇALIŞMASI

Gece çalışması, insanın doğası gereği uyuması gereken saatlerde yapılan bir çalışma biçimi olması nedeniyle, özel hükümler ile düzenlenmiştir. Kanun koyucu, gece döneminde yapılan çalışmalar ile gündüz döneminde yapılan çalışmaları aynı şekilde ele almamış, farklı düzenlemeler öngörmüştür. İş Kanunu kapsamında gece çalışması, faaliyetin 24 saat kesintisiz olarak sürdürülmesinin gerektiği veya günün gündüz saatlerini aşarak, belirli bir süre […]

Devamını Oku

KISITLININ ZARAR GÖRMESİ HALİNDE VASİ İLE DEVLETİN SORUMLULUĞU NEDİR?

Vesayet kurumunda asıl amaç kısıtlının hak ve menfaatlerinin güvenli şekilde temini olduğundan, vasi; vasilik görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye (kısıtlıya) verdiği zararlardan sorumlu olacaktır. Burada vasinin sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı bir fiil, kusur, zarar ve bu üç unsur arasında nedensellik bağı aranacaktır. Daha açık bir deyişle, vasinin kusuruyla vesayet altındaki kişinin […]

Devamını Oku

SENETLE İSPAT KURALININ İSTİSNASI OLARAK HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ

Hukuk Mukameleri Kanunu (“Kanun”) madde 200 uyarınca, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçen hukuki işlemlerin senetle ispat olunması gerektiği, madde 201 uyarınca ise senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı düzenleme altına alınmaktadır. Kanun’un 202 […]

Devamını Oku

CEZA HUKUKUNDA KUSUR İLKESİ

Kanunlarda öngörülen tipik unsurları bünyesinde barındıran, hukuka aykırı ve kusurlu eylemler; hukuk terminolojisinde suç olarak ifade edilmektedir. Hareket, netice, kast gibi ögeler; kanunda öngörülen tipik unsurlar kategorisine girmektedir. Hukuka aykırılık kısmında ise önemli olan hangi vakaların hukuka aykırı olduğu değil; vakaların, bünyesinde neleri bulundurduğu takdirde hukuka uygun hale geleceğidir. (Ceza alanında hukuka uygunluk hallerinden daha […]

Devamını Oku

MURİS MUVAZAASI NEDENİYLE TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI – II

Bir önceki yazımızda, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasından genel hatlarıyla bahsetmiştik(Lütfen bakınız.) Bu yazımızda, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasında ihtilafın çözümü için mahkemenin yasa ve yerleşik içtihatlar uyarınca göz önünde bulunduracağı kriterlerden söz edeceğiz. Aşağıda bir örneğini alıntıladığımız yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, ihtilafın çözümünde muvazaa ve mirasbırakanın […]

Devamını Oku

RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN SUÇU

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Kamu Güvenine Karşı Suçlar kısmında madde 206’da “Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Suç, bir kişinin bir resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip olan kamu […]

Devamını Oku

DERNEK KURABİLME VE DERNEĞE ÜYE OLABİLME EHLİYETİ

Kurulması ve kuruluşunda belirlenen amacın gerçekleştirilmesi için dernek, üyeye ihtiyaç duyar. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.56; “Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında … oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.” diyerek derneğin bulundurması gereken üye sayısının alt sınırını belirtse de, üst sınır hakkında bir hüküm koymamıştır. Dernek üye sayısı yedinin altına […]

Devamını Oku