Bir önceki yazımızda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) düzenlenen hukuka uygunluk nedenlerine genel bir giriş yapmış (Lütfen Bakınız.) ve hukuka uygunluk nedenlerinden “kanunun hükmü ve amirin emri ” (Lütfen Bakınız.) başlığı üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise bir diğer hukuka uygunluk nedeni olan “hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası”ndan bahsedeceğiz. TCK’nın 26. maddesinin “Hakkını kullanan kimseye […]
Yazar: Hukuk Desteği
KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ – II
Bir önceki yazımızda kişilik hakkını açıklamış ve kişilik haklarını koruyan düzenlemelerden kısaca bahsetmiştik (Lütfen Bakınız.). Bu yazımızda ise kişilik hakkının ihlali halinde yasa tarafından sağlanan hukuki koruma yollarından söz edeceğiz. Kişilik hakkının ihlali halinde hukuki koruma yolları, Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) madde 25; “Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş […]
KAPICININ KIDEM TAZMİNATINDAN KİM SORUMLUDUR?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2.maddesine göre işçi bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. Konut Kapıcıları Yönetmeliği’nin Tanımlar başlıklı 3.maddesinde ise konut kapıcısı; “Anataşınmazın bakımı, korunması, küçük çaptaki onarımı, ortak yerlerin ve döşemelerin bakımı, temizliği, bağımsız bölümlerde oturanların çarşı işlerinin görülmesi, güvenliklerinin sağlanması, kaloriferin yakılması ve bahçenin düzenlenmesi ve bakımı ve benzeri hizmetleri gören kişi” […]
BİLİRKİŞİ RAPORU BAĞLAYICI BİR DELİL MİDİR?
Yargılama sırasında mahkemeye ibraz edilen deliller, esas olarak takdiri ve kesin delil şeklinde iki başlık altına kategorize edilmektedir. Hakim için bağlayıcılık teşkil eden, yargılamaya konu olan vakıayı kesin olarak ispat ettiği kabul edilen ve aksinin iddia edilmesi mümkün olmayan deliller, kesin delil olarak adlandırılırken; hakim için bağlayıcılık teşkil etmeyen, üzerinde hakimin takdir yetkisini kullanabileceği deliller, […]
TAHLİYE DAVALARINDA KİRALAYANIN KİRADA OTURMASI
Konut ve işyeri kiralarında kiralanan taşınmazın tahliyesi için yollardan ve kiracının tahliye sebeplerinden bahsetmiş (Lütfen Bakınız.), kira sözleşmesinin gereksinim nedeniyle feshine ilişkin detaylı açıklamalara yer vermiştik (Lütfen Bakınız.). Türk Borçlar Kanunu’nun 350/1. maddesine göre kiraya verenin; Ancak, kiraya verenin kira sözleşmesini gereksinim sebebiyle feshedebilmesi için birtakım şartların varlığı aranır. Bu şartlardan ilki gereksinimin zorunlu ve […]
MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ – VII
Önceki yazılarımızda, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“Kanun”) madde 5/1 hükmü ile düzenlenen; mutlak tescil engellerinden bahsetmiştik: (Lütfen Bakınız.) (Lütfen Bakınız.) (Lütfen Bakınız.) (Lütfen Bakınız.) (Lütfen Bakınız) (Lütfen Bakınız.) Bu yazımızda ise mutlak ret nedenlerine ilişkin getirilmiş istisnalardan söz edeceğiz. SMK Madde 5/2: Kullanım sonucu ayırt edicilik kazanma Kanun’un madde 5/2 hükmüyle; başvuru tarihinden önce […]
HAK ARAMA HÜRRİYETİ KAPSAMINDA İDARİ DAVA AÇMA SÜRESİNİN İŞLEMEYE BAŞLAMASI SORUNU
Anayasa’nın 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” şeklinde düzenlenen hak arama hürriyetinin en önemli unsuru; mahkemeye erişim, başka bir söylemle dava açma hakkıdır. Birçok hak ve hürriyette olduğu […]