PATENT HAKKINA TECAVÜZ

Patent hukuku kapsamında tecavüz, bir kimsenin sahip olduğu patent hakkı alanına izinsiz girilmesidir. Tecavüz sayılan fiiller doğrudan ve dolaylı fiiller olarak ikiye ayrılmaktadır.

  1. Doğrudan tecavüz, bir kimsenin başka bir kimseye
    gerek duymaksızın bizzat kendisi tarafından patentten doğan hakka tecavüz
    etmesidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 141. maddesinde patent
    veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. İlgili maddede
    fiiller “a) Patent veya faydalı model
    sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu
    taklit etmek. b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini
    bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu
    ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da
    bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak
    suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride
    bulunmak. c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya
    bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde
    buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya
    başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek,
    ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu
    ürünlerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Patent veya faydalı
    model hakkını gasp etmek. d) Patent veya faydalı model sahibi tarafından
    sözleşmeye dayalı lisans veya zorunlu lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz
    genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
    şeklinde
    belirtilmiştir.
  • Dolaylı tecavüz ise bir kimsenin, başka bir kişiyi,
    patente konu olan buluşun yetkisiz olarak kullanılmasına teşvik etmesiyle,
    cesaretlendirmesiyle veya bu yetkisiz kullanım için tavsiye vermesiyle söz
    konusu olur. Dolaylı tecavüzün olabilmesi için doğrudan tecavüzün gerçekleşmesi
    gerekmektedir.

Tecavüzün belirlenmesindeki en önemli nokta, patentin koruma kapsamının tespit edilmesidir. İstemlerin yorumlanmasıyla koruma kapsamı belirlenmiş olur. Sonrasında ise yorumlanan istemler suçlanan araçla karşılaştırılır. İstemler ile suçlanan aracın karşılaştırılması yol, fonksiyon ve sonuç olmak üzere üç unsur üzerinde durularak yapılmaktadır.

Bir unsur, istemlerde talep edilen unsur ile aynı fonksiyonu gerçekleştiriyorsa, bu fonksiyonu aynı yoldan gerçekleştiriyor ve aynı sonucu ortaya çıkarıyorsa, istemlerde talep edilen unsurun eşdeğeri olarak kabul edilmektedir. Bu durumda eşdeğer unsurlar yoluyla tecavüz hali söz konusu olmaktadır. Ancak şu hususu belirtmek isteriz ki; suçlanan araç, patent konusu olan buluştan tamamen farklı bir yoldan geçerek, aynı fonksiyonu ve sonucu gerçekleştiriyorsa tecavüz söz konusu olmayacaktır.                       

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

Hukuk Desteği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir