YABANCI ÇALIŞMA İZNİ BAŞVURULARINDA İŞVEREN KRİTERLERİ VE 2026 YILI İSTİSNALARI

Türkiye’de yabancı işçi istihdam etmek isteyen işverenlerin çalışma izni başvurularında; yabancıya ve işyerine ilişkin belgelerin tamamlanmasının yanında işveren tarafından Çalışma Bakanlığı’nın aradığı birtakım kriterlerin de sağlanması gerekir. Başvurular, 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 7. maddesi kapsamında uluslararası işgücü politikası ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen değerlendirme kriterleri esas alınarak incelenir. Bu çerçevede işyerinin istihdam yapısı, ekonomik yeterliliği ve yabancıya ödenecek ücret önem taşımaktadır. Ancak bazı yabancılar ve belirli faaliyet alanları bakımından bu kriterlerin uygulanmadığı istisnalar da bulunmaktadır.

Genel değerlendirmede ilk koşul istihdam kriteridir. Bilanço esasına tabi işyerlerinde, çalıştırılmak istenen her bir yabancı için en az beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi esastır. Bununla birlikte son yıl net satış tutarı 50.000.000,00 TL veya üzerinde olan işyerlerinde, beş yabancıya kadar yapılacak çalışma izni başvurularında bu kriter aranmaz. Dolayısıyla istihdam yükümlülüğü belirlenirken yalnızca yabancı çalışan sayısı değil, işyerinin ekonomik verileri ve uygulanabilecek özel hükümler de dikkate alınmalıdır.

İkinci koşul mali yeterlilik kriteridir. Cari yılda kurulan ve henüz yıl sonu bilançosu ile yıllık gelir tablosu bulunmayan, bilanço esasına tabi işyerlerinin en az 500.000,00 TL ödenmiş sermayeye sahip olması gerekir. Daha önce kurulmuş ve yıllık mali tabloları düzenlenmiş işyerlerinde ise ödenmiş sermayenin en az 500.000,00TL olması, net satışların en az 8.000.000,00 TL’ye ulaşması veya ihracatın en az 150.000,00 ABD doları olması yeterlidir. Bu üç koşul birlikte değil, alternatif olarak öngörülmüştür.

Üçüncü koşul, yabancıya ödenecek ücretin görev ve mesleğine uygun seviyede belirlenmesidir. Başvuru tarihindeki brüt asgari ücret esas alınarak üst düzey yöneticiler ve pilotlar için beş kat, mühendis ve mimarlar için dört kat, diğer yöneticiler için üç kat, uzmanlık ve ustalık gerektiren işlerde çalışacak yabancılar için iki kat ücret öngörülmüştür. Ev hizmetleri ve diğer işlerde ise kural olarak en az asgari ücretin ödenmesi gerekir. Dolayısıyla iş sözleşmesindeki görev tanımı ile ücret arasında uyum bulunması, başvurunun değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Bununla birlikte 03.08.2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik, özellikle Türkiye’de daha önce yasal olarak bulunmuş yabancıların istihdamı bakımından önemli bir istisna getirmiştir. Buna göre başvuru tarihi itibarıyla geriye doğru son üç yıl içinde en az bir yıl süreyle Türkiye’de çalışma izni, ikamet izni veya uluslararası koruma kapsamında yasal olarak kalmış yabancılar adına yapılan yurt içi çalışma izni başvurularında, en fazla üç yabancıyla sınırlı olmak üzere istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanmaz. Dolayısıyla değerlendirilecek dönem yalnızca başvurudan hemen önceki bir yıl değil, başvuru tarihinden önceki üç yıllık süredir.

Ancak söz konusu istisna sınırsız değildir. Bu kapsamda çalışma izniyle istihdam edilen yabancıların sayısının, aynı işyerinde çalışan Türk vatandaşlarının sayısını aşmaması esastır. Örneğin iki Türk vatandaşının çalıştığı bir işyerinde gerekli yasal kalış koşullarını taşıyan iki yabancı için istisna değerlendirilebilirken, üçüncü yabancı bakımından aynı sayı dengesi sağlanamaz. Ayrıca bu istisna kapsamında üçten fazla yabancı istihdam edilmek istendiğinde, dördüncü ve sonraki yabancılar yönünden genel istihdam ve mali yeterlilik kriterleri uygulanır.

Önemle belirtmek gerekir ki 03.08.2026 tarihli bu istisna yalnızca istihdam ve mali yeterlilik kriterlerine ilişkindir. Yabancının yapacağı işe göre belirlenen ücret koşulu, ayrıca bir muafiyet bulunmadıkça geçerliliğini korur. Dolayısıyla beş Türk vatandaşı çalıştırma veya belirli tutarda sermayeye sahip olma şartından istisna tutulan işverenin, yabancının ücretini de serbestçe belirleyebileceği sonucuna varılamaz.

Bakanlığın değerlendirme kriterlerinde yabancının kişisel statüsüne bağlı daha geniş muafiyetler de düzenlenmiştir. Örneğin uzun dönem ikamet izni sahipleri, anne, baba veya çocuğu Türk vatandaşı olanlar ve en az üç yıldır Türk vatandaşıyla evlilik birliği içinde yaşayan yabancılar bakımından istihdam, mali yeterlilik ve ücret kriterleri uygulanmaz. Yine 03.08.2026 itibarıyla yürürlükte olan düzenleme uyarınca Türkiye’de belirtilen izin türleriyle en az sekiz yıl bulunmuş yabancılar da bu kapsamda değerlendirilir. Bu statülerin resmî belgelerle kanıtlanması gerekir. 

Bunların dışında bilişim, Ar-Ge ve tasarım faaliyetleri ile belirli imalat ve diğer sektörlerde, işin veya işyerinin niteliğine bağlı farklı değerlendirme esasları bulunmaktadır. Bu nedenle bir yabancının çalışma izni başvurusunda genel kuralların uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmeden önce hem yabancının Türkiye’deki yasal geçmişi hem de çalışacağı sektör ve pozisyon birlikte incelenmelidir.

Sonuç olarak, yabancı çalışma izni başvurularında işverenin beş Türk vatandaşı istihdam etmesi veya belirli mali büyüklüklere ulaşması her durumda zorunlu değildir. Bununla birlikte istisnaların kapsamı, yabancı sayısına ilişkin sınırlar ve ücret yükümlülüğü birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Başvuru öncesinde işyerinin güncel istihdam kayıtlarının, son yıla ait mali tablolarının ve yabancının yasal kalış süresini gösteren belgelerin incelenmesi, başvurunun doğru hukuki dayanakla hazırlanması ve olası retlerin önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Hukuk Desteği

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir