İFLASTAN ÖNCE YAPILAN MAL KAÇIRMA İŞLEMLERİ NASIL İPTAL EDİLİR?

Ticari hayatta borçluların ödeme güçlüğüne düştüğü dönemlerde, malvarlığındaki taşınmazları veya değerli malları üçüncü kişilere devrettiği görülebilmektedir. Özellikle borçlunun iflastan kısa süre önce taşınmazını eşine, kardeşine, akrabasına, ortağına veya yakın ilişki içinde bulunduğu kişilere devretmesi halinde, alacaklılar bakımından ciddi hak kayıpları doğabilmektedir.

Ancak borçlunun malını devretmiş olması, alacaklıların artık bu mala hiçbir şekilde ulaşamayacağı anlamına gelmemektedir. İcra ve iflas hukukunda, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacıyla yaptığı bazı işlemlere karşı tasarrufun iptali davası açılması mümkündür.

Uygulamada “Tasarrufun İptali Davası” olarak ifade edilen bu yol, borçlunun yaptığı satış, bağışlama, düşük bedelli devir veya yakın kişilere yapılan şüpheli işlemlerin alacaklılara karşı etkisiz hale getirilmesini amaçlamaktadır. Burada önemli olan husus, yapılan işlemin tapuda veya resmi kayıtlarda geçerli görünmesidir. Tasarrufun iptali davası, görünüşte geçerli olan bu işlemin alacaklılar yönünden sonuç doğurmasını engelleyen bir hukuki imkandır.

İflas halinde bu dava kural olarak iflas idaresi tarafından açılır. Zira iflasın açılmasıyla birlikte borçlunun haczedilebilir malvarlığı iflas masasını oluşturur ve bu malvarlığı artık tüm alacaklıların ortak tatminine tahsis edilir. Bu nedenle iflastan önce mal kaçırma niteliğinde yapılan işlemlerin iptali, yalnızca bir alacaklının değil, iflas masasındaki tüm alacaklıların menfaatini ilgilendirir.

İflas halinde tasarrufun iptali davasını açma yetkisi öncelikle iflas idaresine aittir. Belirli şartlarda alacaklıların kendileri de bu davayı açabilir. Bu dava ile amaçlanan, borçlunun yaptığı devri tamamen yok saymak veya tapuyu kendiliğinden eski hale döndürmek değildir. Amaç, alacaklıların alacaklarına kavuşabilmesi için o mal üzerinde cebri icra yoluyla işlem yapılabilmesini sağlamaktır.

İptale konu olabilecek işlemler farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Borçlu taşınmazını gerçekte bedel almadan devretmiş olabilir. Satış bedeli taşınmazın gerçek değerinin çok altında gösterilmiş olabilir. Borçlu, malvarlığı borçlarını karşılamaya yetmediği halde, alacaklılarını zarara uğratacak şekilde malını yakın ilişki içinde olduğu bir kişiye satmış olabilir. Bu tür işlemler, somut olayın özelliklerine göre tasarrufun iptali davasına konu edilebilir.

Bu noktada taşınmazın kime devredildiği, devir tarihinin iflas tarihine yakın olup olmadığı, satış bedelinin gerçek değere uygun bulunup bulunmadığı, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, alıcı ile borçlu arasında yakınlık olup olmadığı ve borçlunun o tarihteki mali durumu birlikte değerlendirilir. Özellikle aile üyelerine, ortaklara, şirket yöneticileriyle bağlantılı kişilere veya ticari ilişki içinde bulunulan kişilere yapılan devirler, alacaklılar ve iflas idaresi tarafından ayrıca incelenmelidir.

Tasarrufun iptali davasının kabul edilmesi halinde, taşınmazın tapusu kendiliğinden yeniden borçlu adına dönmez. Bu husus uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır. İptal davasının kabulü, davacıya o mal üzerinde cebri icra yoluyla alacağını alma imkanı verir. Dava konusu taşınmaz ise, tapu kaydının düzeltilmesine gerek olmadan taşınmazın haczi ve satışı istenebilir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, İadenin şümulü, madde 283: “Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir.”

Sonuç olarak, borçlu şirketin iflastan kısa süre önce yaptığı taşınmaz satışları, aile üyelerine veya ilişkili kişilere devirleri, düşük bedelli satışları ve ticari işletmenin önemli unsurlarının devri; alacaklılar ve iflas idaresi tarafından dikkatle incelenmelidir. Borçlu, malını üçüncü kişiye devretmiş olsa bile, bu işlem alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıyorsa hukuken denetimsiz kalmayacaktır.

Hukuk Desteği

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir