DERNEK TÜRLERİ

Dernek; Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.56’da, “en az yedi gerçek veya tüzel kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları” olarak tanımlanmıştır. Dernekler, uygulamada daha etkili faaliyet göstermek adına çeşitli türlere ayrılmaktadır. Bu türler: (i)alelade dernekler – kamu yararına […]

Devamını Oku

MÜLKİYET HAKKI VE KAMULAŞTIRMA

Daha önceki yazımızda, mülkiyet hakkının kapsamı ve bu hakkın sınırlandırılması için gereken koşullardan bahsetmiştik. (Lütfen Bkz.) Bu yazımızdaysa, mülkiyet hakkının kamulaştırma nedeniyle kısıtlanmasından bahsedeceğiz. Yine de hatırlatma niteliğinde olması adına; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mülkiyet hakkıyla ilgili, Ek 1 No.’lu protokolün 1. maddesini alıntılamaktayız; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini […]

Devamını Oku

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRMEMESİ SUÇU

Devlet hastanelerinde görev yapan, kamu görevlisi statüsündeki sağlık mensubu çalışanlarının, bir suçun işlendiğini görevleriyle bağlantılı olarak öğrenip yetkili birimlere bildirmemeleri yahut geç bildirmeleri durumu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 279. maddesi “(1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu […]

Devamını Oku

AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI SEBEBİNE DAYALI VESAYETİN SONA ERMESİ HALİNDE VASİNİN YAPMASI GEREKENLER NELERDİR?

Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı sebebine bağlı olarak verilen vesayet kararı, ancak yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinin bir başka deyişle vesayet makamının kararıyla sona erer. Vesayeti gerekli kılan nedenin ortadan kalkması durumunda, ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi vesayetin sona ermesine karar verecektir. Vesayetin sona ermesi talebini, kısıtlı ve ilgililerden her biri ileri sürebilecektir. Herhangi bir sebeple […]

Devamını Oku

HAYVAN BULUNDURANIN HUKUKİ SORUMLULUĞU

Hayvan bulunduranın hukuki sorumluluğu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) kusursuz sorumluluk başlığı altında düzenlenmiştir. (bkz. ilgili yazımız…) TBK 65.m “Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Hayvan bulunduran, bu zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz. Hayvan, bir başkası veya bir […]

Devamını Oku

VAKFIN SONA ERMESİ

Vakfın sona ermesi, çeşitli sebep ve yollarla gerçekleşebilmektedir. Bu yollar: vakfın kendiliğinden sona ermesi, vakfın mahkeme kararıyla feshedilmesi, vakfın, vakıf kuranın alacaklılarının ve saklı pay sahibi mirasçıların itirazı üzerine dağılması şeklinde sınıflandırabilir.  Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.116, “Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla […]

Devamını Oku

YENİDEN KİRALAMA YASAĞI KAPSAMINDA TAZMİNAT

Türk Borçlar Kanunu madde 355 “(1) Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz. (2) Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve […]

Devamını Oku

NİŞAN BOZULDUĞUNDA ÇİFTLERİN ANNE VE BABASI MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNDE BULUNABİLİR Mİ?

Nişanlanma, çiftler arasında evlenme vaadiyle kurulan bir ilişkidir. Nişanlanma ilişkisi taraflardan biri tarafından haklı sebep olsa da olmasa da bozulabilir. Evlenmeyle bozulan nişanlanma hali hariç bazı durumlarda, taraflar arasında kusur oranına göre maddi ve manevi tazminat talep etme durumu doğabilmektedir. Belirtmek gerekir ki, nişanın bozulduğunu kabul edebilmek için öncelikle nişanlılık ilişkisinin uygun şekil şartlarla kurulduğunun […]

Devamını Oku

KUMAR OYNANMASI İÇİN YER VE İMKAN SAĞLAMA SUÇU

Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Genel Ahlaka Karşı Suçlar bölümünde 228. maddede düzenlenmiştir. TCK madde 228 “(1)Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. (2)Çocukların kumar oynaması için yer ve […]

Devamını Oku

BİLİRKİŞİNİN KENDİSİNE VERİLEN GÖREV DIŞINA ÇIKAMAMASI

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 266. maddesi “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükmünü amirdir. Madde metninde “özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde” şeklinde […]

Devamını Oku