
Borçlunun Savunmaları ve Yargı Uygulaması
Kambiyo takibinde borçlunun savunma alanı süreye sıkı sıkıya bağlıdır. Borçlu; borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, zamanaşımı, imza inkârı veya senedin kambiyo vasfı taşımadığı yönündeki iddialarını 5 gün içinde icra mahkemesine ileri sürmek zorundadır.
Bu husus Yargıtay içtihatlarında istikrarlıdır: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/10943 E., 2015/22773 K. “Borçlunun, borçlu olmadığını, borcun itfa edildiğini, zamanaşımı, imzaya itiraz ve senedin kambiyo vasfı taşımadığı yönündeki iddialarını yasal 5 günlük süre içinde icra mahkemesine ileri sürmesi zorunludur. Bedelsizlik gibi kişisel def’ilerin ise her hamile karşı ileri sürülmesi mümkün değildir…”
Özellikle bedelsizlik gibi şahsi def’iler, kural olarak yalnızca bononun lehtarına (ilk alacaklıya) karşı ileri sürülebilir; bono ciro yoluyla el değiştirmiş ve iyiniyetli bir hamile geçmişse, borçlu bu tür savunmaları yeni hamile karşı ileri süremez. (TTK m. 687).
Uygulamada bu çerçevede ayrıca teminat senedi iddiası, hatır senedi iddiası, takas/mahsup savunmaları, ifa ve ibra savunmaları, zamanaşımı def’i, imza inkârı ve senedin kambiyo vasfına ilişkin itirazlar da sıklıkla gündeme gelmektedir.
Bu def’ilerin hangilerinin “mutlak” hangilerinin “şahsi” nitelikte olduğu, hangi şartlarda iyiniyetli hamile karşı ileri sürülebileceği ve özellikle ispat yükünün nasıl dağıldığı, serimizin bir sonraki yazısında ayrıca ve sistematik biçimde incelenecektir. (Lütfen Bakınız.)
Hukuk Desteği